(556 S. KHK. m. 7, 8)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2008/25 - 2008/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaktan ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, görsel, fonetik ve işitsel olarak müvekkilinin tanınmıştık vasfı taşıyan "s. b. t. b. 1903 şekil" ibareli tescilli markasına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onun tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibarını zedeleyecek olan, davalıya ait "S. B.+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, YIDK kararının iptalini ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının markalan ile davalı başvurusundaki işaretin karıştırmaya sebebiyet verebilecek seviyede aynı veya benzer bulunmadığını, aralarındaki farklılıkların ürün ve hizmetlerin ortalama alıcı ve yararlanıcıları tarafından derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılanabileceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı işaretinin bütünü itibariyle yarattığı izlenimin siyah beyaz bir film şeridini, davacı markasının bütünü itibariyle yarattığı izlenimin BJK Spor Kulübü ve onun işaret ve simgelerini hatırlattığı, aralarında var olabilecek benzerliğin, mal ve hizmetlerin ortalama alıcılarının işaret ve markayı gördükleri anda doğacak olan bu farklı algılamanın etkilerini geri plâna atmasının olası görünmediği, başvuru konusu işaretin davacı markasından bütünsel olarak sözcük ve biçim itibariyle ve ayrıca kapsadığı mal ve hizmetler olarak farklı olması ve bu haliyle temsil ettiği ayırt edicilik nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin, bir futbol takımı olarak tanınmışlık yahut bilinirlik elde etmiş kulübe ait markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlayabileceğinin düşünülemeyeceği, davacının 556 sayılı KHK'nin 7/b, 8/b ve 8/4. maddeleri uyarınca davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)