(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/04/2009 tarih ve 2008/57-2009/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların 27.06.2004 tarihli genel kurul toplantısında 2 yıl süreyle yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğunu, 12.06.2005 tarihli genel kurulda siteye ait arıtma tesisinin yapımına karar verildiğini, yönetim kurulu tarafından işin 35.000.-TL bedelle dava dışı P...... Müh. İnş. Ltd. Şti.'ne ihale edildiğini, 2007 yılında yönetim kurulunun değiştiğini, yapılan işin maliyetinden şüphelenilmesi üzerine tespit yaptırıldığını ve inşaatın 15.504,17.-TL bedelle yapılabileceğinin anlaşıldığını, bu şekilde kooperatifin 19.845,83.-TL zarara uğratıldığını iddia ederek bu miktarın 17.10.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar A. ve H., genel kurul kararı olmadan dava açıldığını iddia ederek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla TTK. 341. maddesi gereği kooperatif yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması için kooperatif genel kurulunda karar alınması ve davanın denetçiler tarafından açılması veya açılan davaya muvafakat verilmesi gerektiği, yeni denetim kurulunun davaya muvafakatlerinin sağlanması için davacı tarafa süre verilmesine rağmen yeni atanan denetim kurulunun muvafakatinin alınamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif eski yöneticilerinin kooperatifi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan sorumluluk davasının görülebilmesi, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 98'inci maddesinin yollamasıyla TTK.'nun 341'inci maddesi gereğince, genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması prosedürüne bağlıdır.
Somut olayda, davanın kooperatif denetim kurulu adına dava tarihinde görevli denetçiler tarafından verilen vekaletname ile açıldığı anlaşılmıştır. Vekaletname organ sıfatıyla verildiği için, daha sonra başka kişilerin denetçi olarak seçilmesi vekilin vekalet görevini sona erdirmez. Dava açılmasından sonra, önceki yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası açılması için genel kurulda karar alındığının anlaşılmasına göre, yeni seçilen denetim kurulu üyelerinin davaya muvafakatleri aranmaksızın, dava şartlarının gerçekleştiği kabul edilerek davanın esasına girilmesi gerekirken, yeni seçilen denetim kurulu üyelerinin açılan davaya muvafakatlerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy