(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2007/272-2009/25 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davacı vekili avukat E. B. ile davalı vekili avukat İ. Ö. Y. gelip: temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. D. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada davalının E. unvanı ve markasını kullanmasının önlenmesine karar verildiğini, bunun üzerine davalının unvanını E. asıl unsurlu şekilde değiştirdiğini, ancak yaptıkları tespitlerde davalının E. ibaresini evrak, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullanmaya devam ettiğini, hatta bu nedenle davalının taraf olduğu başka bir davada tebligatın yanlışlıkla müvekkiline yapıldığını ileri sürerek, davalının devam eden haksız rekabetinin ve marka hakkına tecavüz fiilinin tespiti ile (20.000) TL maddi ve (20.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davalı tarafından düzenlenen fatura, taşıma ve benzeri belgelerde ve araçların üzerinde E. unvanının kullanıldığı, kim tarafından düzenlendiği tespit edilemeyen tek bir CMR belgesinde E. unvanının yer almasının, davalının bu unvanı kullandığını ispata yetmeyeceği, davalının E. unvanını kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararın in gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Ancak dava haksız rekabet ve marka hakkına vaki tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, davalı şirketin haksız rekabetinin resmi belgelerinden ziyade fiiliyatta gerçekleştirildiği bildirilmiş ve dava dilekçesinde tanık deliline de dayanılmış, ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de tanık dinletme talebinde bulunulmuştur. Mahkemece davacının bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Oysa davanın açıklanan mahiyetine göre davacının iddiasını ispat amacıyla tanık deliline de başvurabileceği açıktır. Bu durum karşısında mahkemece, davacıdan tanık listesi sunması istenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy