(1086 S. K. m. 275) (1163 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.11.2007 tarih ve 2004/1357-2007/901 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin 13.08.2002 tarih ve 2002/29 sayılı kararı ile müvekkilinin A1 Blok 3 ve 4 nolu dairelere üye olarak kabul edildiğini, davacı tarafından 13.08.2002 tarihli kooperatifin kaşe ve imzasını taşıyan iki ayrı makbuzla 80.000.000.000 TL., yine 15.12.2003 tarihli tahsilat makbuzu ile de 42.000.000.000 TL. ödendiğini, ancak anılan dairelerin daha sonra başka şahıslara satıldığının öğrenildiğini, bu konuda keşide edilen ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, dava konusu 3 ve 4 nolu daireler üzerindeki muarazanın giderilerek bu dairelere yönelik olarak müvekkilinin üyeliğinin tespiti ile adına tesciline ve 10.000 USD. kira kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin yönetim kurulu üyesi olan davacının kooperatifte iki hissesinin bulunduğunu, ortaklığına mahsuben bir kısım ödeme yapan davacının halen aidat borçlarının olduğunu, A1 Blok 5 ve 6 nolu dairelerin davacıya fiilen teslim edildiğini, davacının ortak olduğu tarihte dava konusu dairelerin başka şahıslar adına kayıtlı bulunduğunu, davacıya verilen makbuzların ve karar metninin önceki yönetimin usulsüz ve sahte işlemlerinden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının kooperatif kayıtlarında sadece iki daire üyeliğinin bulunduğu, üye olduğu A1 Blok 5 ve 6 nolu dairelerin kendisine teslim edildiği, davacının dava konusu üyelik için ödediğini beyan ettiği makbuzların 13.8.2002 tarihinde düzenlendiği, bu tarihten sonra yönetim kurulunda görev aldığından usulsüzlükleri bilebilecek durumda olduğu, yönetici olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, davalı kooperatif kayıtlarında ve cari hesaplarında 80.000 YTL.nin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dava konusu 3 ve 4 nolu dairelere ilişkin olarak muarazanın giderilerek üyeliğin tespiti ile tescili ve kira kaybının tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf davalı tarafça imzası açıkça inkar edilmeyen 13.08.2002 tarihli davalı kooperatif yetkililerince kaşelenip imzalanan dava konusu daireler için alındığı da yazılı olan iki ayrı makbuz ile aynı tarihli yönetim kurulu kararına dayanmış olup, mahkemenin kabulünün aksine davacının bilahare davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi seçilmesi davacının dayandığı belgeleri kendiliğinden geçersiz hale getirmez.
Ancak, dava yalnızca kooperatife karşı yöneltilmiştir. Dava konusu dairelerin dava dışı şahsa ait olduğuna ilişkin davaya dayanak yapılan yönetim kurulu kararından daha önceki tarihli yönetim kurulu kararı dosya arasında bulunmakta olup, iddianın dahi dava konusu dairlerin dava dışı şahıslara satıldığı yönünde olması, davacının ortak olduğu tarihte dava konusu dairelerin başka şahıslar adına kayıtlı olduğuna yönelik davalının savunması karşısında, dava konusu dairelerin tahsis edildiği ya da satıldığı iddia edilen şahıs ya da şahısların taraf olmadığı bu davada dava konusu dairlerin davacıya ait olup olmadığının tartışılması olanaklı değildir. Zira, verilecek kararın üçüncü kişinin hukukunu da ilgilendireceği kuşkusuz olup, bu bağlamda mahkemece, davacı tarafa süre verilerek bu kişi ya da kişilere karşı dava açması sağlanıp, açılacak davanın bu dava ile birleştirilerek davaların birlikte görülmesi gerekirken, bu yön düşünülmeden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy