(Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları m. 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.10.2008 tarih ve 2006/2 -2008/159 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi birleşen davada davacı bankalar vekili ile davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı şirkete ferdi kaza sigortasını yaptırdığını, kullandığı araç ile meydana gelen kaza sonucu murisin vefat ettiğini, talep edilmesine rağmen davalı tarafından teminat bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 91.500 YTL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada banka vekili, murisin müvekkili bankadan kredi kullanarak araç satın aldığını ve kredinin teminatı olarak ferdi kaza sigorta poliçesinin yapıldığını, bu poliçede müvekkilinin dain ve mürtehin olarak kayıtlı olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini bu nedenle poliçe tazminatının müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 91.500 TL'nin temerrüt faizi birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, sigortalının ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini ve bunun teminat dışı hallerden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, muris olan davacıların açtığı davanın kabulüne davacı bankanın açtığı davanın ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davacı banka vekili ile davalı sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ferdi kaza sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacıların murisinin davalı sigorta şirketine ferdi kaza sigorta sözleşmesi ile sigortalı olduğu, sürücü ehliyeti bulunmadan kullandığı kamyon ile kaza yapması sonucu vefat ettiği dosya içinden sabittir.
Uyuşmazlık, davacıların murisinin ehliyetinin olmamasının ferdi kaza sigorta sözleşmesinin teminatı dahilinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 5/d maddesi Tehlikede bulunan kişileri ve malları kurtarmak hali müstesna, sigortalının kendisini bile bile ağır bir tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunması hali teminat harici bırakılmış olup, kazanın oluş şekli bakımından sigortalının ehliyetsiz veya yeterli ehliyete sahip olmadan araç kullanmasının kazanın meydana gelmesinde doğrudan etkili olup olmadığı, daha açık bir ifade ile sigortalının ehliyetsiz veya yeterli ehliyete sahip olmadan kamyon kullanmasının kendisini bile bile ağır bir tehlikeye maruz bırakacak hareket olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, buna göre değerlendirme yapılarak sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, meydana gelen kazanın oluş şekli itibariyle Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 5/d maddesi hükmüne göre değerlendirilerek teminat kapsamı içinde olup olmadığına ilişkin trafik bilirkişi veya heyetinden rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı sigorta şirketinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik gerek görülmemiştir.
3- Birleşen davanın davacısı banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacıların murisi M. davacı bankadan 2.9.20005 tarihli kredi sözleşmesine göre araç kredisi kullanmış ve kredi sözleşmesinin 19. maddesinde kredi nedeniyle murisin hayat sigortası veya bankanın krediyi teminen gerekli gördüğü ve talep ettiği sair sigortaları yaptıracağı ve poliçede bankanın dain ve mürtehin olarak gösterileceği, sigorta süresinde vefat halinde sigorta şirketince ödenecek tazminattan bankaya olan borcun mahsubundan sonra kalan meblağın mirasçılara ödeneceği düzenlenmiş olup, bu kredi sözleşmesine göre davacı banka lehine ferdi kaza sigorta sözleşmesinin yapıldığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı bankanın dava açmada hukuki yararının var olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın davacısı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy