(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 8.4.2009 tarih ve 2008/223-2009/152 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 7.6.2011 gününde davacı avukatı S.B.L. ile davalı avukatı M.U. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D.D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının Yurt Kredi ve Ticaret Bankası A.Ş. 'nin Merkez Şubesi'nde hesabının bulunduğunu bu hesaptan verilen talimat ile paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ne ulaştırıldığını, hesap kapatma işlemlerinin de aynı yöntemle yapıldığını, davalının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. mudisi olduğunu ve kendisine 28.736.567.258 TL ödeme yapıldığını, ancak Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'den bu paranın bankaya havale edilmediğini, bankanın zarara uğradığını ileri sürerek, anılan meblağın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, off shore hesabına gönderilen paranın vadesi dolduğunda parayı çekmek istediğini, ancak banka tarafından para olmadığının belirtildiğini, daha sonra da müvekkili adına vadeli mevduat hesabı açıldığını ve hesap cüzdanı verildiğini, daha sonra banka ödemelerinin durdurulduğunu, teftiş kurulu başkanlığının raporuyla vadeli hesaptaki paranın ödendiğini, bankanın hesap cüzdanı vermekle istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Yurt Kredi ve Ticaret Bankası A.Ş. tarafından davalı adına vadeli hesap açılması suretiyle güvenceye alındığı, davalının off shore hesabından paranın gelip gelmediğini araştırma yükümlülüğü bulunmadığı, mevduat hesabı açılıp hesap cüzdanı verilmesi ve daha sonra da ödemenin gerçekleştirilmesi sebebiyle davalının sorumlu tutulamayacağı, bankanın hesap cüzdanı düzenlemek suretiyle ödeme yükümlülüğü altına girdiği, paranın istirdadını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.3.2008 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuş olup, uyulan bozma kararı uyarınca alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının devir öncesi Yurt Kredi ve Ticaret Bankası A.Ş. Eskişehir Şubesi'ndeki parasının talimatı ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ne ulaştırıldığı, bankadaki hesabının bu sebeple kapatıldığı, davalının mudisi olduğu yurtdışında bulunan bankadaki parası havale edilmeden davacı banka tarafından davalıya yapılan toplam 28.736,57 TL ödemeden dolayı zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüyle 28.736,57 TL alacağın 236,57 TL'nin 24.12.1999 tarihinden itibaren 28.500 TL'nin 7.2.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, off shore hesabına gönderilen paranın Yurtbank A.Ş. 'ne dönmemesine rağmen anılan banka tarafından ödendiği iddiasıyla açılmış bulunan istirdat davası olup, her ne kadar mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de. Dairemize intikal eden emsal nitelikteki dava dosyalarından ve ceza mahkemesi kararından mudilerden Yurtbank A.Ş. kanalıyla tahsil edilen paraların gerçekte hiçbir zaman Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ne gönderilmeyip Yurtbank A.Ş. nezdindeki hesaplarda tutulduğu ve Balkaner Holding A.Ş. bünyesinde yer alan şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, Off Shore bankasının paravan olarak kullanıldığı ve banka yöneticilerin bankayı vasıta kullanarak mudileri dolandırdıkları anlaşıldığından. Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde fiili bir para transferinin esasen hiçbir şekilde gerçekleşmediği anlaşıldığından ve davalının durumu ile dava dışı mudilerin durumunun aynı olduğu, emsal nitelikteki davaların red ile sonuçlandığı ve Dairemizce de onandığı anlaşılmakla (2006/13401 E, 2008/240 K ve 21.6.2008 T.) davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASI'NA. takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy