(818 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.04.2009 tarih ve 2008/189 - 2009/200 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2011 gününde davacı avukatı F. S. ile davalı avukatı M. A. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 17.02.2008 tarihinde Kırşehir'de meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar R. S.'in eşi, N. ve K. S.'in anneleri Ü. S.'in vefat ettiğini, kazanın oluşumunda 34 UP 7013 plakalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, Ü. S.'in olay anında yolcu olduğundan herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan 34 UP 7013 plakalı aracın davalı Axa Oyak Sigorta A.Ş.'ye ferdi koltuk kaza sigorta poliçesi ile sigortalı olması sebebiyle uğranılan zarardan davalı sigortanın poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın, ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 iş günü sonrası olan 27.03.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.03.2009 havale tarihli ıslah dilekçeleriyle, alacak taleplerini 99.000,00 TL artırarak, 100.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya karışan 34 UP 7013 plakalı aracın davalı şirket nezdinde karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, şirketin sorumluğunun kişi başına azami 100.000.- TL ile sınırlı olduğunu davacılar tarafından dava konusu kaza nedeni ile davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu ve hasar dosyası açıldığını, ancak tazminatın ödenmesi için gerekli belgelerin ibraz edilmediğini, bu sebeple davalı şirketin temerrüde düşmediğini, dava konusu olayın hukuki sebebinin haksız fiil olması nedeni ile ticari reeskont faizi talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, kazaya karışan 34 UP 7013 nolu aracın Axa Oyak sigorta A.Ş. tarafından zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ile sigortalandığı, davalı sigorta şirketi poliçe gereğince, ödemesi gereken 100.000,00 TL sigorta bedelinin 95.000,00 TL'nın Ü. S. mirasçılarına ödenmek üzere, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, 2008/459 D. İş nolu tevdi mahalli kararı ile belirlenen banka hesabına yatırmış ise de, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında 100.000,00 TL sigorta tazminatı ile sorumlu olduğunu bilmesine rağmen tevdii mahalli talebini 95.000,00 TL için talep ettiği ve bu miktarı tevdii mahalline yatırdığı, sorumlu olduğu miktarın tamamını davacıların tahsiline hazır bulundurmadığı, ayrıca 95.000,00 TL'nı da dava açıldıktan sonra tevdi mahalline yatırdığı, böylece davacı tarafın sigorta poliçesi gereğince maktu olup ödemesi gereken ve tamamı tevdii mahalline yatırılmayan tazminatı alma yükümlülüğü bulunmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin mütemerrit duruma düşmekten kurtulmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile 100.000,00 TL'nın 27.03.2008 tarihinden karar itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacılar murisinin vefatı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dava önce (1.000) TL üzerinden açılmış, 16.03.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabih 99.000 TL daha artırılarak 100.000 TL'ye çıkartılmıştır. Bu esnada davalı sigorta şirketince tevdi i mahalli tayini suretiyle beyanına göre 04.06.2008 tarihinde 95.000 TL'nın bankaya yatırıldığı taraflar arasında tartışma konusu değildir. Her ne kadar davacıların kendilerine yapılan kısmi ödemeyi kabul zorunlulukları yok ise de, dava esnasında (95.000) TL'nın tevdii mahalline yatırıldığı anlaşılmakla davacıların bu miktar için davaya devamda hukuki yararlarının varlığından söz edilemez, açılan dava ihtirazi kayıt niteliğinde olup davacıların tevdii mahalline yatırılan parayı almalarında hiçbir sakınca yoktur. Hukuki yarar dava şartı olup mahkemece resen gözetilir. Bu durumda davacının davalının temerrüt tarihi ile kısmi ödemenin yapıldığı tarih arasında kalan dönem için poliçe teminatının tamamı için temerrüt faizi ve kısmi ödeme tarihinden itibaren kalan bakiye alacağı ve bunun faizi için davaya devamda hukuki yararının bulunduğu gözetilerek buna göre yargılamaya devamla hüküm tesisi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy