(6762 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi'nce verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin, Pınar ibareli, çok tanınmış markaların sahibi olduğunu, çeşitli gıda maddelerinin üretim ve pazarlaması ile uğraştığını, sektörün önde gelen kuruluşlarından olduğunu müvekkilinin, Pınar markasının yurtiçi tescilleri yanında, yurtdışında da pek çok ülkede tescilli bulunduğunu, Pınar markasını ilk olarak, 05.11.1975'te, 52160 tescil ile sicile kaydettirdiğini, markanın yenilenerek, 088548 tescil numarasını, 05/11/1995'de aldığını, bu markaların tescil edildikleri emtiaların, davalının, dava konusu edilen markasını da kapsadığını, bu anlamda, 21/12/1998'den itibaren, 204843 numaralı, 24/06/1998'den itibaren. 98-008427 numaralı Pınar markalarının bulunduğunu, öte yandan, müvekkili şirketin, Pınar Süt Mamulleri Sanayi A.Ş şeklinde tescilli olan ticaret unvanı ile de kendisini tanıtmış olduğunu, 1973'te kurulduğu andan itibaren yoğun reklam faaliyetleri ile şirketin tanınmış olduğunu, bu bakımdan, Türkiye çapında ticaret unvanı için tanınmış yasal korumadan yararlandığını, müvekkiline ait markanın tanınmış marka olduğunu, davalılar tarafından, Ege Bölgesi'nde üretim yapan firmadan Pınar markasının devralındığını ve bu markadan, üretim yapacakları yolunda faaliyetlere girişildiğinin, 24/03/2005 tarihli Dünya Gazetesi ve Ticaret Gazetesi'nde çıkan haberlerde öğrenildiğini, bu haberlerde, BYS Holding Pınar ile Yağ Sektörüne Giriyor denildiğini ve durumun öğrenilmesi üzerine, yaptıkları araştırmada, dava dışı Uçar Yağ San. Tic. A.Ş'den ilk kez 1977'de ayçiçek yağı emtiasında kullanılmak üzere tescillenen Pınar markasının, davalı BYS Dış Ticaret A.Ş'ce devralındığını öğrendiklerini ve aynı şirketin, TPE'ye başvurarak, Bir Nesil Bizimle Büyüdü ibaresini tescile kalkıştığını, bu sloganı n, kendilerine ait Bir Nesil Pınarla Büyüdü sloganı ile birebir aynı olduğunu davalının, kötü niyetli ve haksız avantaj sağlama gayretinde olduğunu davalının, kendi ürünlerini, Pınar'ın ürünlerinin kisvesini büründürme gayreti, tüketicileri aldatma, Pınar'ın tanınmışlığından avantaj elde etme gayreti içinde olduğunu, davalının, Pınar markasını, dava dışı şirketten devraldıktan sonra, www.bys.com.tr. adresinde yer alan internet sitelerinde Pınar markasına yer verdiklerini ve tescilden uzaklaşarak, davacı müvekkilinin markalarına benzer biçimde yazdıklarını davalının bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, marka haklarını ihlal ettiğini belirterek, tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davalı adına TPE'de 95607 tescil no ile ayçiçek yağı emtiası için tescilli Pınar markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkin edilmesini, gazetede ilan edilmesini, ayrıca, müvekkillerinin marka ve ticaret unvanına tecavüz oluşturan, haksız rekabet niteliğindeki eylemlerin tespiti ve durdurulmasını; tecavüz sonucu meydana gelen maddi durumun giderilmesini, yanlış ve durumun düzeltilmesini, hükmün ilan edilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekilleri, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, asıl davacının kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın tescilinin on dokuz yıldır devam ettiğini ve davacının bundan haberdar olmadığının kabul edilemeyeceğini, davacının, on dokuz yıldır sessiz kaldıktan sonra, dava açmasının, Medeni Kanun'un 2. maddesine aykırı olduğunu, ileri sürülen haksız rekabet ve markaya tecavüz olgularının, müvekkiline karşı; ancak markayı devraldıktan sonra ileri sürülebileceğini, önceki hak sahiplerine karşı iddiada bulunmadığına göre, hükümsüzlük istemek için Yargıtay İçtihatları ile öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, öte yandan, müvekkilinin internet sitesinin kullanım mm, kendisine gönderilen bilirkişi tespit raporundan sonra değiştirildiğini, bu değişikliğin, Mersin Hukuk Mahkemesi'nce tespit edildiğini ortada bir tecavüzün kalmadığını, müvekkilinin, markayı, davacının fiilen kullanmadığını ve faaliyet alanına girmeyen zeytinyağı emtiası için kullandığını ve tescile bağlı bir kullanım olduğu için haksız rekabet sayılamayacağını, öte yandan, Bir Nesil Bizimle Büyüdü sloganının, müvekkili tarafından zeytinyağı için kullanıldığını, halkı yanıltıcı olmayacağını gazetede çıkan haberler bakımından da müvekkilinin bir kusuru olmadığını, web ortamındaki ürün tanıtımları arasında Pınara da yer vermesinin doğal olduğunu, ilgili emtiayı sergilediğini, ticaret unvanına tecavüz olgusunun da doğru olmadığını, müvekkilinin, marka olarak kullanımda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen yetkisizlik kararının Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin, Pınar ibareli tanınmış bir seri markanın, gıda alanındaki ürünler bakımından sahibi olduğu, aynı ibareyi ticaret unvanında da kullandığı ve ticaret unvanının, 1973'ten beri tescilli olduğu, markaların sözel olarak ayniyet arz ettiği tüketici gözünde emtialarında birbirine yakın mallar olduğu, davalı markasının ilk kez, 19 Ocak 1977'de tescillendiği ve davanın açıldığı tarih olan 15/07/2005'e kadar 28 yıl geçtiği, davacı açısından başlangıçta var olan hükümsüzlük isteme hakkının sessiz kalma yolu ile kayba uğradığı, öte yandan, davalının markayı kullanış tarzının, haksız rekabet ve davacı haklarına tecavüz oluşturduğunun ileri sürüldüğünü nitekim, davalının web ortamında yaptığı tanıtımında, davacı markasına yer verişi kural olarak, kendi ticari faaliyetini tanıtma, ürünlerinin reklamını yapma çerçevesinde olmakla birlikte, davalının bu hakkı, usulüne uygun kullanmadığı, davalının internet ortamındaki kullanımının, markanın tescil edildiği kompozisyondan uzaklaşıp, farklılaştığını, davalının, Bir Nesil Bizimle Büyüdü sloganı için marka tescil başvurusunda bulunmasında ise bir beis bulunmadığı, bunun TPE'ce değerlendirilecek olduğunu, gazete haberlerinde ise tescilli ibarenin yer almasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçeleriyle, davanın, kısmen kabulüne, davalının, internet ortamında, tescilli markasını kullanmasının, tescilinden uzaklaşarak, sözcük karakterlerini değiştirmek suretiyle kullanmasının, davacı tanınmış markasıyla iltibas oluşturması ve bağlantı yaratma olasılığıyla, markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağından, bu durumun tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, bu hükmün yasal gereklerinin yürümesine, davalı markasının hükümsüzlüğü isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Mahkemece yerinde bir değerlendirme ile davalının internet ortamında tescilli markasının kullanımının tescilden uzaklaşılarak yapılmış olduğu bu durumun davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacağı belirlenmiş ise de, davalı tarafından bu kullanım şeklinin de marka olarak tescili için 17/12/2004 tarihinde TPE'ye başvurulduğu ve 2004/41801 numarası ile 11.12.2007 tarihinde tescile karar verildiği savunulmuştur. Bu durumda mahkemece söz konusu tescil belgeleri dosyaya getirtilerek sonradan hükümsüz kılınmış olsa bile marka korumasının başvuru tarihinden başlayacağı gözetilerek tescilli marka kullanımının haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmekle bu yönde bir değerlendirme içermeyen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy