(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ayaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.1.2009 tarih ve 2006/90-2009/11 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili Kredi Kefalet Kooperatifinin kefaleti ile davalının Halk Bankasından iki ayrı kredi sözleşmesi ile toplam 20.500,00 YTL kredi kullandığını, borcunu ödemediğini ve müvekkilinin borcu kefaleten ödemek zorunda kaldığını, alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Ayaş İcra Müdürlüğünün 2006/27 esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile 2006/28 esas sayılı dosyada ise davalı tarafından müvekkili kooperatif lehine verilen iki adet gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıklarını, davalının her iki takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini, %40'dan aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiş. 18.6.2008 tarihli dilekçeyle 2006/27 esas sayılı dosyayla ilgili itirazın iptali davasından feragat etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatife 14.860,00 YTL ödeme yaptığını, ipotek miktarı 21.000,00 YTL olduğundan ve ödemeler de düşülünce genel haciz yolu ile yapılan takibin kötü niyetli olduğunu, bu sebeple %40'dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının toplam borcunun takip tarihi itibariyle toplam 23.916,38 YTL olduğu, iki takip yapmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle Ayaş İcra Müdürlüğünün 2006/28 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 20.500,00 TL asıl alacak 3.416,38 TL faiz olmak üzere toplam 23.916,38 TL kısmının iptaline, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının tahsiline, 2006/27 esas sayılı dosyayla ilgili talebin feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı kooperatifin davalıya kefaleti sebebiyle dava dışı bankaya ödediği kredi tutarının tahsili için başlatılan iki ayrı takibe davalının itirazı sebebiyle itirazın iptaline ilişkin olup, davalının dava dışı Halk Bankası'ndan 27.1.2004 tarihinde (11.000) TL, 24.2.2005 tarihinde ise (9.500) TL tutarın da kredi kullandığı ve bu kredilere davacı kooperatifin kefil olduğu ve ayrıca kefaleti sebebiyle davacının kredi borcunun tamamını/veya bir miktarını ödemek zorunda kaldığı hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Çekişme, davacı kooperatifin bankaya yapmış olduğu ödemeler sebebiyle takip tarihi itibariyle davalıdan ne miktar alacaklı olduğu konusundadır.
Davacı, iki ayrı icra takibi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiş ise de yargılamanın devamı esnasında 2006/27 Sayılı icra dosyası sebebiyle itirazın iptali isteminden feragat etmiş, 2006/28 Sayılı icra dosyasında itirazın iptalini talep etmiştir. Ayaş İcra Müdürlüğü'nün 2006/28 Sayılı takip dosyasında davacı, davalı aleyhine (26.460) YTL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren sözleşme gereğince %40 faiz istemiyle takip başlatmış olup davalı borcun tamamına itiraz ettiğinden takip durmuştur. Mahkemece iki ayrı heyetten rapor ve ek raporlar alınmış, bu raporlardan 30.12.2007 tarihli rapora itibar edilerek (20.500) TL asıl alacak ve (3.416,38) TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. Görüşüne itibar edilen bilirkişi raporunda, her iki kredinin kullandırıldığı 27.1.2004 ve 24.2.2005 tarihlerinden itibaren kullandırılan kredi için ödenmesi gereken akti ve temerrüt faizi hesap edilerek kullandırılan kredi tutarına eklenmek ve bulunan bu miktardan davalının davacı kooperatife yaptığı ödeme tutarı mahsup edilmek suretiyle icra takip tarihindeki borç hesaplanmıştır. Oysa, davacı vekilinin bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde de bildirdiği üzere davacı, davalıya kefaleti sebebiyle kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını beyan ettiğinden ve 12.6.2006 tarihli dilekçesinde de yaptığı ödemeleri tarihleriyle birlikte bildirdiğinden evvelemirde bu dilekçedeki bilgiler denetlenerek davacının bankaya yaptığı ödemeler belirlenmeli ve ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren davacının icra takip tarihine kadar talep edebileceği faiz hesaplanmalı, bu hesaplama yapılırken de B.K. 84. maddesi gözetilerek davalının davacıya yaptığı ödemeler öncelikle faize mahsup edilmelidir. Ayrıca, her ne kadar bilirkişi raporunda banka ile davacı arasında yapılan kredi sözleşmesindeki faiz oranlar esas alınarak hesaplama yapılmış ise de kefil olan davacı kooperatifin borcu ödemesi halinde aynı oran üzerinden davacıdan faiz talep edebilip edemeyeceği, taraflar arasında bu yönde bir anlaşma olup olmadığı üzerinde de durulmalıdır.
Bu nedenlerle, mahkemece açıklanan tüm bu hususlar üzerinde durmak suretiyle davalının takip tarihi itibariyle borcunun belirlenmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3-) Kabule göre de, davacı takip talebinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı halde asıl alacak yanında ayrıca işlemiş faizin de hüküm altına alınması ve davacı 2006/27 Sayılı icra dosyasındaki itirazın iptali davasından feragat ettiği ve bu kısımla ilgili dava reddedildiği halde davalı yararına bu dosyada talep edilen miktar gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy