(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2009 tarih ve 2008/264 - 2009/695 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatife olan borcundan dolayı takip yapıldığını, davalının haksız bir şekilde borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, istifasının 08.05.2007 tarihli yönetim kurulu kararıyla kabul edildiğini, borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının kooperatif ortağı olmasa dahi, kooperatif hizmetlerinden yararlanması nedeniyle belirlenmiş olan aidatları ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, davalının kooperatife takip tarihine kadar 1.555 TL birikmiş aidat borcu olduğunu, havuz arsa bedeli ve yapı kullanımından kaynaklanan borcunun bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 62,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kooperatif ortağı bulunmayan ve fakat kooperatif yerleşkesinde konut sahibi bulunan davalıdan tahsili gereken ödentilere ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davacı kooperatif 16.10.2007 tarihli takip talebinde, birikmiş 1555 TL aidat alacağının tahsilini talep etmiş, davalının borca itirazı üzerine işbu eldeki davayı açarak itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıdan dava konusu takipte istenen alacağın kuruşlandırılması talep edilmemiş, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının takip tarihi itibariyle 1555 TL aidat alacağının bulunduğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulü cihetine gidilmiştir. Davacı kooperatifin 6.5.2007 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 10. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, ortaklardan toplanmasına karar verilen aylık aidat tutarının içinde, kooperatif yerleşkesinde yaptırılacak havuzun arsa takas bedeli olarak ilgili belediyeye ödenecek tutar ile havuz yapım maliyetinin de bulunduğu açıktır. Davalı, kooperatif üyeliğinden 8.5.2007 tarihi itibariyle istifa etmiş olduğuna, söz konusu havuzdan yararlanmak isteğinde bulunmadığına göre, bu tarihten sonra havuz için gereken yapım maliyetine katlanmak zorunda değildir. Nitekim, bu husus mahkemece de kabul edilmiş, bilirkişiden ek rapor alınmasına ilişkin ara kararında bu yöne temas edilerek, istenen aidat tutarı içerisinde söz konusu maliyet tutarının ayıklanması istenilmiştir. Hal böyle olmakla birlikte, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, mahkemece istenilen bu hususa ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağı belirtilmiş, bunun nedenleri konusuna yeterince açıklık getirilmemiştir. O halde, söz konusu araştırma tamamlanmaksızın davanın kabulü cihetine gidilmiş olması bu yolda alınan ara kararına aykırı ve her koşulda yetersiz incelemeye dayalıdır. Mahkemece de öngörülen bu husus, alınacak bir ek rapor yahut yaptırılacak yeni bir bilirkişi incelemesiyle açıklığa kavuşturularak davacının sorumlu olduğu tutar belirlenmeksizin hükme varmanın yerinde olmadığı kanısında bulunduğumdan davacının bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy