(1086 S. K. m. 17, 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2008/13-2008/238 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.07.2011 gününde davacılar avukatı A. A. gelip, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirketlerin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, SPK ve Devlet Denetleme Kurulu ile TBMM bünyesinde kurulan araştırma komisyonları tarafından raporlar düzenlendiğini, 2000 yılından itibaren davalı şirket temsilcileri tarafından geri ödemelerin durdurulduğunu, para tahsili için verilen makbuzlar da geri alınarak yerine Ortaklık Hisse Senedi Takip Formu ibaresi bulunan belgeler verildiğini, gerçekte davacının davalı Kombassan inşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.'ne ortak olmadığını, paralarının ödenmemesi üzerine suç duyurusunda bulundukları, haklarında SPK'na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti suçlarından ceza davası açıldığını ileri sürerek, davalılar tarafından geçerli bir hisse senedi devri yapılamayacağının, müvekkillerinin davalı şirketlerle kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tesbiti, 34.430 DM karşılığı 30.415,79 YTL'nin en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.nin sicil adresinin Konya olduğunu, HUMK'nun m.17 nci maddesi uyarınca bu konudaki davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacıların davalı Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş.'nin ortağı olduğu, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış davanın söz konusu olduğundan davanın HUMK'nun m.17 nci maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı H. B.'ın davalı şirketlerin yetkilisi olduğu, davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin ise grup şirketi olduğu, ortaklık belgesi ile bu davalıların ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliğine, bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar Kombassan Holding A.Ş. ile H. B. hakkında açılan davaların ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve davalılardan Kombassan İnşaat San. A.Ş. aleyhine açılan davada verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2 - Ancak mahkemece, davalı Kombassan İnşaat A.Ş. yönünden yetkisizlik kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de HUMK.'nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları ile davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alınarak, tüm davalılar hakkında yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, davalı H. B. ve davalı Kombassan Holding A.Ş. yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 - Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin mahkemece verilen yetkisizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı H. B. ve Kombassan Holding A.Ş.'ne yönelik diğer temyiz itirazlarının bozma neden ve şekline göre incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 05.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy