(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.03.2008 tarih ve 2006/1849 - 2008/400 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Çin'den ithal ettiği emtianın davalının acentesi bulunduğu taşıyıcı tarafından gümrüğe getirildiğini, davalı acentenin gümrük işlemlerini yapması için kendisine çek verildiğini ancak emtianın gümrükten çekilmesi için gerekli prosedürü davalının başlatmaması nedeniyle bir başka şirkete bu işlemlerin yaptırıldığından davalıya verilen çek nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığı halde icra takibi başlatılmasının doğru olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK'nun 4. maddesi uyarınca taşıma akdinden kaynaklanan davanın ihtisas mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gümrük işlemlerinin ifası için verildiği ileri sürülen kambiyo senedinde menfi tespit istemine ilişkin olup, yargılama esnasında dava istirdat istemine dönüşmüştür.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin son fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Bahse konu yasal düzenleme doğrultusunda da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla bu tür davalara bakmak üzere İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup faaliyete geçirilmiştir. Deniz İhtisas Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Somut olayda mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevi kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu uyuşmazlık TTK'nun Dördüncü Kitabında düzenlenen "Deniz Ticareti"nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı acentenin gümrüğe teslim edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla görevli olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy