(6762 S. K. m. 435)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2007/4 - 2009/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 12.10.2005 tarihinde tescil edilen davalı şirketin 5 ortağından biri olduğunu, davacının ortak olan eşinin ölümü ile hisselerinin intikal etmesi sonucu müvekkilinin şirketteki hissesinin %50 olduğunu, şirket yönetim kurulunun görev süresinin 12.10.2006 tarihinde dolduğunu, ayrıca müvekkilinin eşinin ölümü ile ortak sayısının da dörde düştüğünü, yaptırılan tespitte şirketin iyi yönetilememesi nedeniyle sermaye kaybına uğradığının belirlendiğini, şirketin borçlarının ödenmediğini, zararda olduğunu ileri sürerek, şirketin genel kurulunu toplantıya çağırmak ve şirketin mutad faaliyetlerinin devamını sağlamak üzere şirkete yönetim ve temsil kayyımı tayin edilmesini, şirketin durumunun TTK'nun 435. maddesinde belirtilen duruma getirilmesi için münasip bir müddet tayin edilmesini ve verilecek süreye rağmen şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmemesi halinde şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eşinin ölümünün ardından hisse devri suretiyle şirkete yeni ortak alınarak ortak sayısının yine beş'e tamamlandığını, yönetim kurulunun görev süresinin dolmasına rağmen yenisi seçilinceye kadar göreve devam ettiğini, organ boşluğu olmadığını, yeni ortağın davacının eşi yerine yönetim kuruluna alındığını, şirketin kötü yönetildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının eşinin ölümü ile davalı şirketin ortak sayısının dörde düştüğü ancak yapılan hisse devri ile tekrar beş ortaklı olduğu, yönetim ve denetim kurullarının görev sürelerinin dolduğu, organsız kalan davalı şirkete TTK'nun 435. maddesine uygun işlem yapmak üzere kayyım atandığı, kayyımın genel kurulu toplamasına rağmen yönetim kurulu ile denetim kurulunun seçilmesi için yeterli karar nisabının oluşmadığı, şirkette organ boşluğunun giderilemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin TTK'nun 435. maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy