(818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.5.2009 tarih ve 2008/164 - 2009/259 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Tolan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin hamili, D... Radyo Televizyon A.Ş'nin keşidecisi ve Vakıfbank Güneşli Şubesi'nin muhatabı olduğu 10.8.2007 tarih, 98.320,24 USD tutarlı çekin tahsili için davalı bankaya tevdi edildiğini ancak davalının çeki kaybederek tahsil edemediğini, müvekkilinin çek bedelini geç tahsil etmesi sebebiyle faiz kaybı olduğu gibi sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirememesi sebebiyle 15.033,20 TL iskonto iptal bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 3.277 USD faiz kaybı ile davalının kusuru sebebiyle ödemek zorunda kaldığı 15.033,20 TL iskonto iptal bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın Perpa Şubesi'ne tahsil için verilen çekin süresinde muhatap banka şubesine kurye ile gönderildiğini, kargonun muhataba teslim edildiğini, ancak kargodan çek aslının çıkmadığı beyanı üzerine müvekkilince çek iptali kararı alınarak alacağın tahsilinin sağlandığını ve müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yetkili hamil olan davacı tarafından tahsili için davalı bankaya teslim edilen çekin bankaca zayi edildiği, bankanın gerekli özeni göstermemesi sebebiyle alacağına geç kavuşan davacının faiz kaybı yanında sözleşmeyle yüklendiği edimini süresinde yerine getirmemesi sebebiyle dava dışı şirkete 15.033,20 TL iskonto bedeli ödemek zorunda kaldığı, zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.277 USD ve 15.033,20 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekil hamil durumunda bulunan davalı bankanın tahsil edilen çeki kaybetmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunan faiz kaybı ve iptal edilen iskonto sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere (Bkz. G. Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu Cilt 4, S.4454-1998/2253-4029) davacının vekil hamil durumunda bulunan bankaya başvurabilmesi için öncelikle zararının gerçekleşmiş olması gerekir. Bunun için de davacının öncelikle kaybedilen çekle sorumlu olanlara başvurması ve şayet ispat zorluğu sebebiyle çek bedeli ve ferilerine kavuşamaması halinde vekili olan bankaya başvurması gerekir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere açılan zayi iptal davası sonrasında çek bedeli tahsil edilmiştir. Davacı çek borçlusuna karşı alacağını kanıtlayarak çek bedelini tahsil etmiş ve faizini istememiş ise B.K.nun 113. maddesi uyarınca faiz alacağı düşmüş olacaktır. Bu durumda da vekil hamilin sorumlu olduğu bir faiz borcundan söz edilemeyecektir. Bu itibarla mahkemece davacının çek sorumlusundan hangi sebeple faiz alacağını tahsil edemediği üzerinde durulup neticesine göre bu husustaki istemin neticeye bağlanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi davalı bankanın eylemi ile davacı tarafın iskonto ile ilgili zararı arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve zarara uğrayıp uğramadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, keşide tarihinde davacının, sözleşme ilişkisi bulunan dava dışı şirket kayıtlarına göre 198.074,73 TL, kendi kayıtlarına göre ise 187.978,86 TL borçlu olduğu saptanmış, ancak dava dışı şirket tarafından keşide edilen iskonto iptal faturasının davacı tarafından ödenip ödenmediği, faturanın davacı defterlerinde ne gibi işlem gördüğü ise saptanmamıştır. Diğer yandan, davacı şirketin mali yapısı, sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirecek imkanı ile dava dışı şirkete olan borcunu mali imkanları çerçevesinde ödeyip ödemediği, iskonto iptal faturasının düzenlenmesinde bir kusurunun bulunup bulunmadığı üzerinde de durulmamıştır. O halde, mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar doğrultusunda, gerekirse şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy