(5846 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2008/85-2008/226 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı Kopaş A.Ş. için reklam filmi yapmış olduğunu, mali hakların sahibi olan müvekkilinin kimseye mali hak devri yapmadığını, buna rağmen davalı şirketin bu filmi sinemalarda oynatması yanında Kopaş A.Ş.den icra takibiyle telif ücreti tahsil ettiğini, davalının tahsil ettiği ücretin müvekkiline verilmesi amacıyla gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, davalının mali hak devraldığını bildirmiş olduğu şirkete müvekkilinin devir yapmamış olduğunu ileri sürerek, FSEK 68 inci madde uyarınca 3 kat tazminat tutarı 15.741. YTL.nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah ile 20.000. YTL. maddi ve 10.000. YTL. manevi tazminatın da davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının mali haklara sahip ise bu davayı Kopaş A.Ş.ne açması gerektiğini, müvekkilinin bu davada sıfatı bulunmadığını, ancak müvekkilinin Pop Prodüksiyon şirketiyle yaptığı devir sözleşmesiyle mali hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 20.11.2007 tarihli bozma ilamına uyularak, davacıyla dava dışı Pop Prodüksiyon şirketi arasında FSEK m. 52 uyarınca yapılmış olan ve hakların davalıya devrinin ayrı ayrı gösterildiği yazılı bir sözleşmenin bulunmaması nedeniyle davacının FSEK m. 68 de düzenlenen tecavüzün ref'i ve tazminat davaları açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, FSEK'nun 68 inci maddesine dayalı olarak, tecavüzün ref'i ve tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, davacının FSEK m.68 uyarınca, 15.741 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, yargılamanın devamı sırasında ıslah yoluyla talebini artırdığı anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece verilen 20.12.2005 tarihli kararda, davacının ıslah harcını yatırmaması nedeniyle ıslah talebinin dikkate alınmadığı belirtilerek, dava dilekçesinde yazılı miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, vekalet ücreti de buna göre belirlenmiştir. Değinilen karar, davacı tarafça temyiz edilmemiş, davalı tarafından yapılan temyiz başvurusunda ise bu konuda açık bir temyiz talebine yer verilmemiş olup, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiş, bu kez mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın ardından davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığına değinilerek davanın reddine karar verilmiş, ancak davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti, davacının ıslah talebinde belirttiği rakamlar hesaba katılarak belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece verilen ilk hükümdeki ıslah talebine ilişkin değerlendirme aleyhine temyiz başvurusu olmadığı ve bu durumun davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu göz önüne alınarak, davalı lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi uyarınca, dava dilekçesinde yazılı miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy