(1086 S. K. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2007/316-2009/144 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin 1953 yılında ticaret siciline tescil edildiğini, davalı kooperatifin müvekkili ile iltibas yaratacak şekilde ticaret unvanı kullandığını ve bu unvanını ticaret siciline 2007 tarihinde tescil edildiğini, davalının unvanında yazılı olan Umumi ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığını ileri sürerek, davalı tarafından müvekkilinin ticaret unvanına yapılan tecavüzün önlenmesini, haksız kullanılan ticaret unvanının kanuna uygun şekilde değiştirilmesini, davalı kooperatifin unvanındaki Denizli ibresinin silinmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticaret unvanlarının ayırt edici olmadığı, Denizli ibaresinin coğrafi kaynak niteliğinde olup iltibasın başlıca nedeni olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davalının davacıya ait ticaret unvanına yönelik haksız müdahalenin men'ine, davalı ticaret unvanının yasaya uygun şekilde değiştirilmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet hukuki nedenine dayalı, ticaret unvanına yapılan tecavüzün önlenmesi ve haksız kullanılan ticaret unvanının değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı kooperatifin müvekkili ile iltibas yaratacak şekilde ticaret unvanı kullandığını belirterek, davalının ticaret unvanında yer alan Denizli ibaresinin silinmesini talep etmiş ise de, her iki kooperatifin de Denizli ilinde faaliyette bulunmaları nedeniyle bu ibarenin davalı tarafından kullanımı zorunludur. Ancak davalının ticaret unvanında iltibası önleyici ek olarak Umumi sözcüğünü kullandığı anlaşılmaktadır. Her iki kooperatifin esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifi niteliğinde olduğu göz önüne alındığında artık bu özellikleri gereğince Umumi ilavesinin davacı ve davalı kooperatifler arasındaki iltibası önleyici nitelikte olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabul hükmü kurulması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy