(Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 2, 4, 23, 24, 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.10.2009 tarih ve 2007/2012-2009/1166 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesiyle sigortalanan bir kısım emtianın, davalı taşıyıcı tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında hasar gördüğünü, hasar miktarının sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 5.394 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu emtianın hasarsız olarak alıcıya teslim edildiğini, davacının iddiasını ispat edecek bir delil ibraz etmediğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak teslim edildiği savunulmuş ise de, 13.4.2007 tarihli ve davalı taşıyıcının da imzasını taşıyan tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce hasar gördüğü, CMR Konvansiyonu'nun 17/1 inci maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL'nin 20.7.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya cevap dilekçesinde, sigortalı emtianın Almanya'ya taşınması işinin davalı şirket tarafından alt taşıyıcıya yaptırıldığının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayoluyla taşındığı sırada hasara uğraması sebebiyle rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu taşımanın Türkiye-Almanya arasında gerçekleşmesi nedeniyle, tazminat miktarının hesaplanmasında, CMR Konvansiyonu'nun 25 inci maddesi yollamasıyla, 23/1, 2, 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan madde hükümleri değerlendirilmeksizin ekspertiz raporundaki verilere göre davalının sorumlu olduğu tazminat miktarı tespit edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, uluslararası karayolu taşımacılığı konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu kuruldan rapor alınarak davalının sorumluluğunun CMR'nin 25 ve 23 üncü maddelerine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy