(5464 S. K. Geç. m. 4) (1086 S. K. m. 275, 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.11.2007 tarih ve 2006/220-2007/555 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada ticari hesabının bulunduğunu, bankanın şirket elemanlarına 2 adet kredi kartı tahsis ettiğini, şirket elemanlarının kartları şahsi hesaplarında kullandıklarını, davalının 21.03.2006 tarihli ihtarname ile 10.12.2004 tarihi itibariyle kredi ilişkisini kestiğini, toplam 13.642,23 YTL borcun ödenmesini istediğini. 5464 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi gereğince mevcut borcun 18 taksitte ödenmesi konusunda davalı bankaya 11.04.2006 tarihli başvuruları olduğunu, davalının borcun genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirterek taleplerini red ettiğini ileri sürerek 5464 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi gereğince borçlarının 18 taksitte yapılandırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı borçlu ile 28.01.2004 tarihli 15.000 YTL bedelli genel kredi taahhütnamesi gereğince bizcard kredisi açılarak kart tahsis edildiğini, 21.03.2006 tarihli ihtarname çekildiğini, haklarında ilamsız icra takibi yapıldığını, 5464 sayılı Kanun'un genel kredi taahhütnamesi gereği kullanılmış kredileri kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirkete verilen bizcardın şirket adına yapılacak harcamaların ödenmesinde kullanmak üzere şirket elemanlarına verildiği, şirket elemanları tarafından yapılan harcamaların şirket hesabına ekstre edildiği, kart hamilinin şirket, kart kullanıcısının şirket elemanı olduğu, adı geçen kartların 5464 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinden yararlanma hakkının bulunduğu, davacının müracaat tarihi itibariyle hesaplanan borcunun davalıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı bankaya 19.555,21 YTL borcu olduğunun ve borcunu 18 ay içerisinde aylık 1.086,40 YTL taksitler halinde ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kartı borcunun yeniden yapılandırılması istemine ilişkin olup, 5464 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinde, temerrüt tarihindeki anapara borcu kart çıkaran kuruluş tarafından kart hamiline o tarihte gönderilen son dönem borcunda belirtilen toplam borç tutarıdır şeklinde düzenleme yapılmış olması. 06.06.2007 tarihli bilirkişi raporunun 6. sayfasında 10.12.2004 tarihine kadar olan ekstrelerin dosyada bulunmadığının belirtilmesi, davacı vekilinin 09.11.2007 havale tarihli dilekçesine ekli 2 adet 25.11.2004 tarihli ekstreyi ibraz etmiş bulunmasına rağmen, bu belgelerin değerlendirilip tartışılmadan hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, HUMK 417. maddesinde kanunen musarrah olan hallerden maadasında masarifi muhakemenin aleyhinde hüküm verilen taraftan istifa olunmasına karar verilir düzenlemesinin bulunması, davacı tarafından 13.04.2006 tarihli ihtarname ile davalı bankadan kredi kartı borcunun yeniden düzenlenmesinin talep edilmesine rağmen, olumlu cevap verilmeyerek bankaca muaraza yaratılmış olması, yukarıda anılan madde gereğince yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğu hususu nazara alınmayarak, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene reddine, 27.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy