(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.10.2009 tarih ve 2009/7-2009/199 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Numan Acar tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Vezirköprü ile Samsun arasındaki hat taşımacılığına ilişkin davalı belediyenin açtığı ihaleyi müvekkilinin kazandığını ve taraflar arasında 09.07.2007 tarihli sözleşmenin imzalandığını, üç yıl süreli bu sözleşme nedeniyle müvekkilinin araç satın aldığını ancak davalının henüz birinci yılda sözleşmeyi feshettiğini, feshin haklı bir nedene dayanmadığını ve fesih nedeniyle müvekkilinin menfi ve müspet zararlarının olduğunu ileri sürerek, şimdilik 8.000.00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, idari sözleşmelerden kaynaklanan ihtilaflarda idari yargı yolunun görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı belediyenin açtığı ihale sonucu taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinin haksız fesih olunduğunu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
İhale sonucu taraflar arasında 09.07.2007 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşme ile taraflar arasında TTK hükümlerine tabi bir taşıma sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Açılan dava belediyenin tek yanlı bir idari tasarrufu veya işleminin iptaline ilişkin değil, taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı istemlere ilişkin olduğundan uyuşmazlığın çözüm yeri adli yargıdır. Mahkemece uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin teniyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy