(818 S. K. m. 125) (3095 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.06.2008 tarih ve 2006/209 - 2008/127 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankanın Nazilli Şubesi'nde hesabı olduğunu, talimatı olmadan anılan şubede çalışan personel tarafından bu hesaptan paralar çekilerek zimmetine geçirildiğinin ortaya çıktığını, başvuruya rağmen parasının ödenmediğini ileri sürerek. 22.842.41 YTL'nın haksız fiil tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının tediye fişlerine imza atarak parasını çektiğini, mevduat faizi talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının talimatı olmadan hesabından davalı personelinin muhtelif tarihlerde para çektiği, bu durumun davalının yaptığı soruşturma raporu ile de sabit bulunduğu, personel hakkında açılan ceza davasında da sahte imzalarla para çektiğinin belirlendiği, davalının bu eylemlerden sorumlu olduğu, haksız fiil tarihinden itibaren mevduat faiziyle davacı alacağının tespit edildiği gerekçesiyle 22.842.41 YTL asıl alacak ve 10.588.83 YTL işlemiş faiz alacağının 14.06.2006 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla ve faize faiz işletilmemesi suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar mahkemece zamanaşımı defiyle ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığını banka hesap sözleşmesinden kaynaklanmasına, bu sözleşmeden doğan davaların BK'nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, talimat olmadan banka hesaplarından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacının, davalının Nazilli Şubesi'nde hesapları bulunduğu, talimatları olmadan anılan hesaplardan davalı personelince değişik tarihlerde paralar çekilerek zimmetine geçirildiği hususları dosya kapsamıyla sabittir. Davacı vekili, uyuşmazlığa konu paraların hesaplardan çekildikleri tarihlerden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek temerrüt faizi bakımından yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki vadeli hesap sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı taraf zimmet durumunun ortaya çıkmasından sonra çektiği ihtarnameyle bu sözleşmeyi feshederek hesaplardaki paranın kendisine ödenmesi yönünde davalıyı temerrüde düşürmüştür. O halde, davacının talebi de dikkate alınıp, davalının temerrüde düşürüldüğü tarihe kadar taraflar arasında geçerli akdi faiz oranı, bu tarihten sonra da 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanması mümkün avans oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, harç yatırılarak dava konusu yapılmadığı halde dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının hesaplattırılarak karar altına alınması da kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy