(818 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31/03/2010 tarih ve 2005/101-2010/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi K. Ersin Ortaç tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabı üzerinde işlem yapma yetkisinin sadece iş ortaklığı yetkililerine ve F. T.'ye ait bulunduğunu, müvekkili ortaklık yetkililerinin hesapları kontrol ettiklerinde bilgi ve onayları dışında telefon bankacılığı yolu ile başka hesaplara toplam 290.000 TL, internet bankacılığı yolu ile de toplam 12.135 TL aktarıldığını tespit ettiklerini, söz konusu olayın müvekkilinin kusuru dışında banka güvenlik sisteminin açıklarından yararlanılarak gerçekleştirildiğini, bankanın kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankaya günlük limiti 50.000 TL olarak belirlenen talimatı vermesine rağmen bu miktarın çekilmesinin davalının ağır kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin yolsuz işlem tarihinden itibaren bankaların ticari krediler için geçerli yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemlerin telefon bankacılığı ve internet bankacılığı ile davacının şifresiyle yapıldığını, davacının şifresini gereği gibi saklayamadığını, müvekkiline olayda kusur atfedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde davacı olarak "G.. Mühendislik Müteahhitlik Planlama ve Ticaret Ltd. Şti. - F.. Müşavirlik Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı'nın" gösterildiği, iş ortaklığının Borçlar Kanunu'nun 520. maddesi uyarınca adi şirket niteliğinde bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun 525. maddesi gereğince adi şirketin temsilinin özel olarak yetkili belirtilmemiş ise tüm ortaklar tarafından yapılacağı, somut olayda davanın iş ortaklığı tarafından açıldığı, dosyadaki vekaletin de "G.. Mühendislik Müteahhitlik Planlama ve Ticaret Ltd. Şti. - F.. Müşavirlik Mühendislik İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı" tarafından verildiği bu itibarla tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmayan iş ortaklığı adına hüküm verilemeyeceği gerekçesi ile davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklar ortaklık mamelekine ilişkin bütün alacakları- kural olarak - birlikte ileri sürmelidirler, yani aktif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Başka bir açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu itibarla adi ortaklığı ilgilendiren haklar bakımından bütün ortakların birlikte davacı olmaları gerekir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde; Dava dilekçesinde davacı olarak, adi ortaklığın ortakları "G.. Mühendislik Müteahhitlik Planlama ve Ticaret Ltd. Şti." ve "F.. Müşavirlik Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti." gösterilmek suretiyle ve vekaletnamenin de bu şirketlerin temsilcilerince verilerek dava açılmış olduğu anlaşılmakla, artık davanın Adi ortaklığı ilgilendiren hak bakımından bütün ortakları tarafından açılmış olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy