(4721 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 440)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.6.2008 gün ve 2005/366 - 2008/145 Sayılı kararı onayan Daire'nin 24.5.2010 gün ve 2008/14136 - 2010/5814 Sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından beri vip unvanıyla faaliyet gösterdiğini, anılan ibareyi marka olarak tescil ettirip kullandığını, davalının aynı ibareyi ticaret unvanında kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ticaret unvanına yapılan tecavüzün men'ine, vip ibaresinin davalı unvanından, matbu belge ve tabelalarından silinmesine, kararın gazetede ilanına ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin unvanıyla, davacının marka ve unvanı arasında benzerlik bulunmadığını, tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, her iki tarafın ünvanındaki ayırt edici unsurun vip kelimesi olduğu, unvanlar arasında iltibas yaratıldığı ancak davacının 10 yıl sesiz kaldıktan sonra dava açmasının M.K'nun 2 nci maddesine aykırı olduğu, tarafların faaliyet alanlarının farklı olması sebebiyle davacının marka hakkına tecavüz edilmediği, davacı markasındaki ayırt edici ek sebebiyle tüketici nezdinde karışıklık oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 24.5.2010 tarihli kararıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin H.U.M.K.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin H.U.M.K.nun 442 nci maddesi gereğince reddine, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 Sayılı Yasayla değiştirilen H.U.M.K.nun 442/3 üncü maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy