(818 S. K. m. 211)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.06.2009 tarih ve 2003/465-2009/348 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erhan Köse tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin dava dışı A. Mad. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, 16.01.2003 tarihli protokol ve 17.01.2003 tarihli noter sözleşmesiyle hisselerini davalıya devrettiğini, protokole göre ekinde bulunan bir kısım borçların ödeneceğinin taahhüt edildiğini, ancak bu borçları davalının ödememesi nedeniyle davacının borçlularla karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, 16.01.2003 tarihli protokol ve 17.01.2003 tarihli sözleşmelerin feshini, sözleşme gereğince verilen teminat senedinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, protokoldeki borçları dava dışı A. Mad. Ltd. Şti.'nin ödeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir taahhüdü olmadığını, karşı dava olarak ise anılan şirketin organsız kaldığını ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 17.01.2003 tarihli hisse devir sözleşmesinin taraflar arasında yapıldığı, davalı şirketin devir bedelini peşin ve nakden ödediği, 16.01.2003 tarihli protokolde ise dava dışı A. Mad. Ltd. Şti.'nin borç ödeme yükümlülüğü altına girdiği, davalı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, karşı davada ise şirkete müdür atandığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, konusuz kalan karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, noter huzurunda yapılan hisse devrinden önce taraflar arasında harici bir protokol düzenlenmiş olup, anılan protokolde hisse devrine mukabil bir kısım borçların davacının hisse sahibi olduğu dava dışı şirket tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Her ne kadar protokolden bir gün sonra yapılan noter senedinde, hisse bedelinin nakden ve peşin olarak alındığı yazılı ise de bir gün önce düzenlenen protokol içeriği nazara alındığında, noter sözleşmesinde hisse bedelinin peşin olarak ödendiğine dair belirlemenin davacı aleyhine sonuç yaratacağı kabul edilemez.
Bu itibarla; mahkemenin, noter senedinde hisse bedelinin peşin ve nakden alındığına dair gerekçesi yerinde değildir.
Ancak, Borçlar Kanunu'nun 211/son maddesi uyarınca, davacının hisselerin geriye alınması sonucunu doğuracak şekilde sözleşmenin iptalini istemesinin mümkün bulunmamasına, koşulları var ise ancak ödenmeyen bedelin tahsilinin talep edebileceğine ve mahkemenin taraflar arasındaki protokolde, davalı şirketin değil, davacının daha önceden hissesinin bulunduğu dava dışı A. Mad. Ltd. Şti.'nin borç ödeme yükümlülüğü altına girdiği yönündeki gerekçesinin yerinde bulunmasına göre. davacı-karşı davalı K.Y. vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı K.Y. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy