(818 S. K. m. 41) (6098 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.03.2010 tarih ve 2000/940-2010/67 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.10.2012 günü hazır bulunan davacılar vekili ile davalı vekili ve dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl davada, davalı bankanın Zincirlikuyu Şubesinde açılan döviz tevdiat hesabında müvekkillerinin bilgi ve talimatı dışında gerçekleştirilen haksız ve hukuka aykırı işlemler sonucu 14.01.2000 tarihi itibariyle sözkonusu hesapta 4.500.000,00 USD yerine 1.295.052,00 USD bulunduğunu, bu suretle müvekkillerinin mevduat aktifinden davalı banka tarafından 3.304.948,00 USD'nin eksiltildiğini, aynı şekilde müvekkili S.K.'nin davalı bankanın Merkez Şubesinde açtırdığı yatırım fon hesabında 13.07.2000 tarihi itibariyle bakiye 582.500 adet fon kalması gerekirken bu hesapta sadece 6.700 adet fonun bulunduğunu, bu suretle müvekkilinin fon aktifinden davalı banka tarafından haksız bir şekilde 575.800 adet fonun eksiltildiğini ileri sürerek asıl davada, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla döviz tevdiat hesabından dolayı 3.304.948,00 USD'nin faiziyle tahsili ile fon hesabında bulunması gereken 575.800 adet fonun davalı bankadan alınmasına, aynen iade mümkün olmadığı takdirde sözkonusu fonun ödeme tarihindeki geçerli birim fiyatlarına dayalı olarak hesaplanacak işlem değeri üzerinden bedelinin ödenmesini talep etmiş, birleşen davada ise S.K.'ye davalı bankanın Merkez Şubesinde açılmış olan vadesiz mevduat hesabından 29.08.1995 tarihinde hazine bonosu satışı yapıldığını, satılan hazine bonolarının vade sonu olan 28.11.1995 tarihinde faiziyle birlikte 24.600.000.000 TL'ye ulaştığını, ancak vade tarihinde bononun dönüşünün yapılmadığını ileri sürerek, bankanın zimmetinde kalan 24.600.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 02.04.2004 tarihinde yapılan ıslah ile de davalı bankanın Merkez Şubesinin S. K.'nin eli mahsulü olmayan yazılı talimat ile B tipi Körfez Fon 4 fonundan 27.350.000 payı A.E.'ın portföyüne aktardığını, bu işlemden dolayı da 591.560.000.000 TL zarar meydana geldiğini ileri sürerek, bu miktarın haksız eylem tarihi olan 18.11.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan S.K.'nin tüm işlemlerini temsilcileri vasıtasıyla faks, fotokopi vs. çeşitli şekillerde verdiği talimatlar ile gerçekleştirdiğini, bu talimatlar ile ilgili yazılı ve sözlü hiçbir itirazının da bulunmadığını, davacıların zararlarının mevcudiyeti halinde bu zarardan müvekkili bankanın değil, temsilcilerinin sorumlu olduğunu, davacının talimatlarının uygulanışıyla ilgili olarak müvekkili bankaya hiçbir uyarısı ve ihtarının bulunmayıp, müvekkilinin tamamen kendisinde uyandırılmış güvene dayalı olarak hareket ettiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının A.E. tarafından yapılan işlemlere 2 ve 5 yıl boyunca itiraz etmediği, A.E. tarafından yapılan işlemlerde davacı ile davalı banka arasında bir teamülün oluştuğu, davacının ticari hayattaki konumu ve tecrübesi de dikkate alındığında davacının sahte olduğunu iddia ettiği işlemlerde bilgi sahibi olmamasının taraflar arasındaki ilişkiye ve hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, bu durumda davacının dava konusu A. E. tarafından sahte imza ile yapılan işlemlere zımnen icazet verdiği, mevcut icazet kapsamında davacının iddialarının yerinde olmadığı sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 08,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy