(818 S. K. m. 386)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 01.04.2010 tarih ve 2009/707 - 2010/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davalı vekili, davacının emeklilik işlemlerini takip için dava dışı 3. kişilere vekaletname verdiğini, Bağ-kur borcu için 8.523,00 TL'nin F.K. yanında iken davacı tarafından ilgili hesaba yatırıldığı halde daha sonra F.'in paranın yanlış hesaba yatırıldığını banka görevlisine söyleyerek bu parayı geri aldığını, vekaletnamede para çekme yetkisi olmadığı halde dava dışı F.'e yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 8.523,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, geçerli vekaletname uyarınca yapılan ödeme nedeniyle bankanın sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamenin sınırlı olduğu, para çekme yetkisini içermediği, dolayısı ile davalı banka çalışanlarının bu vekaletname uyarınca dava dışı kişilere yaptığı ödemeden davalının sorumlu olacağı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 490,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Halk Bankası A.Ş.'den alınmasına, 14.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy