(1086 S.K. m. 9, 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.06.2010 tarih ve 2010/556 - 2010/556 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, müvekkilinin ikametgahının Tokat ili Erbaa ilçesi olması nedeniyle yetkili mahkemenin Erbaa mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin alacaklı tarafa borcunun bulunmadığını, ipotek akit tablosundan ipotek miktarı kadar ikinci bir borcun üstlenildiği sonucuna varılamayacağını ileri sürerek, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, borçluların sözleşme hükümlerini yerine getirmediklerini, yapılan ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, takibe dayanak oluşturan ipotek senetlerinde Samsun mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkisinin kabul edilmesi nedeniyle borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığı gibi ipotek senedinde yer alan müteselsil kefalet geçerli olduğundan borcun olmadığına yönelik itirazın da yerinde bulunmadığını savunarak, borçlunun itirazlarının reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu itiraz, savunma ve tüm belgelere göre, tarafların ipotek akit tablosunda yaptıkları yetki sözleşmesinin geçerli bir yetki şartını içeren sözleşme olması nedeniyle yetkiye yönelik itirazın yerinde görülmediği, itiraz edenin asıl borçlu yararına ipotek miktarı kadar kefil olmayı da aynı ipotek akit tablosunda kabul etmiş bulunduğu, kefalet miktarı göz önüne alınarak ihtiyati haciz kararının verilmiş olduğu, bu nedenlerle borçlunun itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy