(818 S. K. m. 105, 125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 4.5.2010 tarih ve 2009/49-2010/166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin yüklenicisi olduğu inşaatı All Risk poliçesi ile davalı nezdinde sigorta yaptırdığını, 2-4.12.1997 ve 27.12.1997 tarihlerinde meydana gelen sel ve PTT hattı kopması neticesinde oluşan hasar bedelinin davalı tarafından ancak 2007 yılında ödendiğini, hasarın meydana geldiği 1997 yılında hasar bedeli mahkemece (2.269,20) TL olarak hesaplanmış ise de ödemenin yapıldığı tarih itibariyle aynı yöntemle yapılan hesaplamaya göre hasar bedelinin (56.129,47) TL olduğunu, tahsil edilen (10.192,33) TL faiz gelirinin zararı karşılamadığını bildirerek (45.997,14) TL'nin munzam zarar olarak faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, ayrıca davacının sigorta bedelini eksik göstermesi sebebiyle (6.326) TL olan hasar bedelinin ancak (2.269) TL'lik bölümünün hüküm altına alındığını, davacının zararını somut olarak kanıtlaması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, tüm dosya münderecatı ve alınan bilirkişi raporuna göre, munzam zararın ödeme tarihi olan 20.3.2007 tarihinde oluştuğu ve 1 yıl geçmeden davanın 14.3.2008 tarihinde açılmış olması sebebiyle zamanaşımının dolmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, munzam zarar davalarında zamanaşımı süresi B.K.nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl olmakla birlikte mahkemece bu sürenin bir yıl olduğu kabul edilerek davalı yanca ileri sürülen zamanaşımı definin reddi cihetine gidilmiş olmasının sonuca etkili bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dava, davacının yüklenicisi olduğu O... İçme Suyu İnşaatı işinde meydana gelen ve davalı nezdinde İnşaat All Risks Poliçesi ile teminat altına alınan hasarın geç ödenmesi sebebiyle uğranılan munzam zararın tahsiline ilişkin olup, mahkemece hasarın ödeme tarihindeki rayiç bedelinden davalının tahsil ettiği faiz miktarı mahsup edilerek bakiyesi munzam zarar olarak hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda. Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olarak mal sigortası bakımından ikame değer esası kabul edilerek munzam zarar hesabı yapılması doğru ise de, 2007 yılındaki rayiç bedelin tesbitinde hasarın 1997 yılında meydana gelmesine, daha önce açılan davada sigortacının temerrüt tarihinin 1998 yılı olarak belirlenmesine karşın 1999 yılı birim fiyatlarının karne katsayısı ile 2007 yılına taşınmasının sebebi izah edilmediği gibi munzam zararın miktarı belirlenirken 2007 yılı rayiç bedelinden icrada tahsil edilen asıl alacak ile faiz tutarının mahsubu gerekirken sadece faiz miktarının mahsubu da doğru olmamış, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarında bu hususları açıkça belirtmesine rağmen ek rapor alınmamış, gerekçeli kararda da davalı vekilinin itirazları karşılanmamıştır.
Bu durumda, yukarda belirtilen hususlar çerçevesinde davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazlarının karşılanması için bir ek rapor ya da yeni bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınarak neticesine göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy