(6762 S. K. m. 54)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.06.2010 tarih ve 2010/22 - 2010/207 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'na kayıtlı olarak 04.12.1980 tarihinde kurulduğunu, haksız rekabete neden olan 1998 yılında kurulan davalı firmanın ticaret ünvanındaki Nur-ol ibaresinin yapılan ihtara rağmen kaldırılmadığını ileri sürerek haksız rekabetin menine ve davalının ticaret ünvanındaki Nur-ol ibaresinin silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin 1996 yılında ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin 14 yıldır faaliyetine devam ettiğini, açılan davanın iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ünvanını ticaret siciline daha önce kaydettirdiği, taraf şirketlerin farklı illerde faaliyet gösterdikleri, 2009 yılında davacının davalının ünvanını öğrendiği, okunuş itibariyle şirket ünvanlarının birbirine benzediği, bu nedenle davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin ticaret ünvanında yer alan Nur-ol ibaresinin terkinine ilişkin olarak açılmıştır. Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, tecavüzün önlenmesini ve iltibasa neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilir ise de, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın makul sürede açılması gerekir. Ticaret ünvanları tescil ve ilana tabi bulunduğundan makul sürenin hesabında bunun da nazara alınması icap eder. Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak kaybı oluşur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar her iki tarafın ticaret ünvanının esas unsurları benzer ise de, davalının ünvanının tescilinden yaklaşık 14 yıl sonra dava açıldığından, kendisini mevcut ünvanı ile tanıtan davalının ünvanının terkini istenemez. Bu itibarla mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy