(1163 S. K. m. 59)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.12.2007 gün ve 2006/403-2007/377 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi bulunduğunu, kooperatife ilişkin dükkanın satışa çıkarılması üzerine müvekkilince satış bedelinin 10.4.2006 gününde kooperatif hesabına yatırıldığını, ancak kooperatif yönetim kurulunca geçmiş günlü karar alınarak 26.3.2006 gününde satışın kooperatif yönetim kurulu başkanına yapıldığını, oysa kooperatif yöneticisinin kooperatif ile alım satım ilişkisine girmesinin yasak olduğunu ileri sürerek, yönetim kurulunun dükkan satışına ait kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bütün dosya kapsamına göre, davacının kooperatif üyeliğini 1.4.2006 gününde devrederek üyelikten ayrıldığı, bu tarihten önce gerçekleşen satışın iptali için dava açmadığı, daha sonra 13.4.2006 gününde yeniden üyeliğe dönmüş olsa bile önceki üyeliğe ait iptal davası açma hakkının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatife ilişkin dükkanın kooperatif yönetim kurulu başkanına satışı konusunda alınan yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, genel kurul kararı ile satışına karar verilen davalı kooperatife ilişkin dükkan 26.03.2006 günlü yönetim kurulu kararı ile yönetim kurulu başkanına satılmış ve davacı tarafından bu satışın 1163 s. Kooperatifler Kanunun 59/6. ve ana sözleşmenin 48/4. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile yönetim kurulu kararının iptali için dava açılmıştır.
Mahkemece, davacının 01.04.2006 gününde üyeliği devrederek kooperatiften ayrıldığı, bu tarihe kadar satış işlemine ait yönetim kurulu kararına karşı dava açmadığı, bu sebeple dava açma hakkının düştüğü, 13.04.2006 gününde yeniden üye olmasının yönetim kurulu kararının iptali için dava açma hakkını elde edemeyeceği gerekçesiyle, yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş ise de, dava gününde davacının kooperatif üyesi olduğu çekişmesiz olup, davacının dava açma hakkı vardır. Üyeliğin sonradan kazanılması dava açma hakkına engel değildir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy