(6762 S. K. m. 620, 624, 626, 642, 690, 691) (2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.08.2010 tarih ve 2010/86-2010/89 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin davalılardan A.'ın keşidecisi, diğerlerinin cirantası olduğu 8.700,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak alacaklı olduğunu, vadesi geldiği halde ödenmediğini ve keşideciye hitaben protesto çekildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, aleyhine protesto çekilen keşideci bakımından istemin kabulüne, diğerleri bakımından reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. Dava, bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz isteyebilmek için İİK'nun 257/1. maddesine göre, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Hamilin, bonoyu tanzim edene yani keşideciye ve onun lehine aval verene karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, bononun vadesinin gelmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca ödememe protestosu çekmesi ve bu protestoyu bono ile birlikte ihtiyati haciz talebine eklemesi gerekmemektedir. Çünkü, yetkili hamil bu kişilere karşı doğrudan doğruya talep hakkına sahiptir (Bkz. Prof. Dr. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, İstanbul, 1993, sh. 2500. Ayrıca. Bkz; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2. bası, 1997, sh.772). TTK'nun 691/1. maddesine göre, bir bonoyu tanzim eden kimse; tıpkı bir poliçeyi kabul eden gibi sorumludur. Bonoyu tanzim eden, tıpkı poliçede senedi kabul eden muhatap gibi sorumlu olduğuna göre, başka anlatımla, poliçeyi kabul eden muhatap, hamile karşı sebepsiz iktisap dolayısıyla borçlu kalabildiğine göre, onunla aynı durumda olan bono keşidecisinin de hamile karşı aynı nedenle sorumlu olması gerekir. (Bkz. Yaşar Karayalçın, Ticari Senetler, 4. Bası. Ankara, 1970, Sh 348) Ayrıca, bonoya tatbik olunacak hükümleri düzenleyen TTK'nun 690. maddesinin yaptığı atıf gereği aynı yasanın 620. maddesi uyarınca ödeme için ibraz edilmesi gereken bir bononun ibraz edilmemesi halinde borçlunun 624. maddeye göre bono bedelini notere tevdi etme hakkı da bulunmaktadır. Bu nedenlerle, alacaklının bono borçlularına gidebilmesi için önceden protesto düzenlemesine gerek bulunmamaktadır. Buna karşılık, alacaklının (yetkili hamilin) bonoda cirantalara, bunlar lehine aval verenlere karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için, cirantalara karşı değil, keşideciye karşı ödememe protestosu çekmiş olması ve bu protestoyu ihtiyati haciz talebine eklemesi şarttır. Zira, TTK'nun 626 ve devamı maddelerinde öngörülen protesto koşulunun yerine getirilmemesi halinde, TTK'nun 642. maddesinin 2. bendi gereğince kambiyo senedine dayalı müracaat hakkı cirantalara karşı düşer. Ne keşideciye ne de cirantalara başvuru için protestonun cirantalara karşı çekilmesi gerekmemekte olup, cirantalara başvuru için keşideciye protesto çekilmesi yeterli ve gereklidir.
Bu itibarla, ciranta olan borçlular yönünden, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde davacı isteminin ele alınması, davacının keşideci aleyhine protesto çektiği nazara alınmak suretiyle cirantalar bakımından da ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, anılan gerekçelerle cirantalar bakımından istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, alacaklı banka yararına BOZULMASINA, 28.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy