(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02/04/2010 tarih ve 2007/178-2010/162 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 10 hisse sahibi olduğunu, 09.06.2006 tarihli davalı şirket olağan genel kurulunda; 2005 yılı karının dağıtılmayarak olağanüstü yedek ayrılmasına ilişkin 5 nolu, hakim ortaklara ait gayrimenkullerin satın alınmasına ilişkin 6 nolu ve yönetim kurulu başkan ve yardımcısına aylık 15.000 TL, yönetim kurulu üyesine aylık 12.000 TL net ücret verilmesi ve bu kararın 01.06.2005 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin 8 nolu kararların hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu; dağıtılmayan kar sermayeye ilave edilse ortakların sermayedeki nominal hisse değerleri yükselecek iken bu işlem yapılmayarak ve yöneticilere yüksek ücretler verilerek şirketin safi karı düşürülüp, kardan da pay verilmeyerek müvekkilinin müktesep hakkının ihlal edildiğini; şirket sermayesi gayrimenkul satın almaları için yeterli olmadığı halde şirket yöneticilerinin şirket kaynaklarını kendi şahsi menfaatleri için kullanmakta olduklarını; yöneticilere aşırı maaş bağlanmasının hem örtülü kar dağıtımı anlamına geldiğini, hem de şirket karını yok etmek amacına yönelik olduğunu, uygulamanın 01.06.2005 tarihinden başlatılmasının da 31.08.2005 tarihli genel kurul kararının iptaline ilişkin açtıkları dava sonucunda önceden aldıkları ücretin iade edilmesi ihtimaline karşı, kararın etkisini kaldırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, anılan 5, 6 ve 8 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anonim şirket ortaklarının kazanç payına hak kazanmaları için, şirketin kar elde etmesi ve dağıtılabilir yedek akçelere sahip bulunması yanında genel kurulun kar dağıtımına karar vermesi de gerektiğini; yönetim kurulu başkanına ait arsaların satın alınmasının gelişim projelerinin gerçekleştirilmesi için gerekli ve şirketin uğraması muhtemel zararlarının önlenmesi için zorunlu olduğunu, ayrıca yapılan işlemlerin rayiç değerlerin altında bulunduğunu; şirket yöneticilerinin tüm mesailerini şirket için harcadıklarını, ayrıca kullanılan krediler için bankalara şahsi kefalet vermekte olduklarını, ücretin uygulama tarihinin de 01.06.2006 yerine maddi hata sonucu 01.06.2005 olarak yazıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kar dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçeye ayrılması konusundaki 5 nolu kararın rasyonel gerekçelere dayanmadığı; hakim ortaklara ait gayrimenkullerin satın alınmasına ilişkin 6 nolu kararın, taşınmazlar rayiç değerleri üzerinden satın alınmış olduğundan afaki iyiniyet kurallarına uygun olduğu; yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenmesine karar verilen ücretlerin, davalı şirketin ticari ve mali potansiyeline göre yüksek olduğu gerekçesiyle, 5 ve 8 nolu kararların iptaline, 6 nolu karar ilişkin iptal isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
Davalı şirketin 09.06.2006 günü yapılan genel kurulunda alınan 6 nolu kararla yönetim kurulu başkanı G. H.'e ait iki ayrı taşınmazın % 50'şer hisselerinin acilen satın alınmasına karar verilmiş, davacı ise dava dilekçesinde şirket yöneticilerinin açıkça şirket kaynaklarını kendi şahsi menfaatlerine kullandıklarını iddia etmiştir. Mahkemece hükme alınan 11.03.2008 havale tarihli raporda söz konusu taşınmazların objektif değerlerinden satın alınmış olduğu belirtilerek, karar muhtemel riskleri bertaraf etme ve şirket potansiyelini geliştirmeye yönelik bir iç politika olarak mütalaa edilmiş ise de, söz konusu satın almalar için şirket sermayesinin yeterli olup olmadığı ve işlemin ortakların menfaatlerine aykırılık teşkil edip etmediği gibi hususlar açıklığa kavuşturulmuş değildir. Bu bakımdan, aralarında şirket finansmanı konusunda uzman bir öğretim üyesinin bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulundan görüş alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmaz alımlarının gerekli olup olmadığı hususundaki yetersiz mütalaaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kar payı almak müktesep haklardandır. Genel kurulda alınan kararla, ana sözleşme gereği % 5 birinci tertip yedek akçe ve % 5 temettü ayrılmış, kalan 455.962,67 TL'nin ise olağanüstü yedek akçe olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiştir. Genel kurul bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde sarfınazar edemez ise de, şirketin mali yapısının güçlendirilmesi, ortaklığın gelişmesinin ve şirketin otofinansmanının sağlanması gibi haklı sebeplerle karın dağıtılmayarak, olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkündür. Mahkemece, anılan hususlar ve davalı tarafın, şirketin finansman ihtiyacı bulunduğu yolundaki savunması gözetilerek, (2) nolu bentte belirtilen şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulundan, bu yönde de görüş alınması ve sonucu çerçevesinde genel kurul kararı iptali istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayalı olarak talebin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy