(818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.6.2009 tarih ve 2007/711-2009/306 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davaya konu işyerinin işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, 16.4.2007 tarihinde davalıya ait ana su borusu ve tesisatlarının patlaması sonucunda sızan suların sigortalıya ait işyerine dolarak hasara sebebiyet verdiğini, müvekkili tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 12.208,70 TL'nin 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyetince tanzim edilen raporda davalının tam kusurlu olduğu bildirilmişse de, sigortalı tarafından işyeri olarak kullanılan bodrum katının, yapı ruhsatına göre kömürlük ve otopark olduğu ancak tüm bodrumun tek dükkan olarak depo şeklinde kullanıldığı, bu sebeple sigortalının, meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğu, sigortalıyla davalının kusur oranlarının eşit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 6.091,57 TL'nin 25.5.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine dair olup mahkemece yukarda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de davalının sorumluluğunun kapsamı, B.K.nun 58 inci maddesinde düzenlenen bina ve yapı malikinin sorumluluğuna dair düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Bina ve yapı malikinin sorumluluğu, niteliği itibari ile bir kusursuz sorumluluk türü olup bu sorumluluğu ortadan kaldıran neden, zarar ile bu zararı meydana getiren olay arasındaki illiyet bağının kesilmesiyle ortaya çıkar. İlliyet bağının kesilmesi ise mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru veya zarar görenin ağır kusuru hallerine münhasırdır. Somut uyuşmazlıkta davacının sigortalısının, kiraladığı taşınmazı kullanım şekli sigortalı açısından kusur teşkil etmeyip davalı B.K.nun 58 inci maddesi gereğince kusursuz sorumlu olduğundan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 32,84 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy