(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.03.2010 tarih ve 2008/465 - 2010/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin dava dışı G.. Sigorta A.Ş.'nin acentesi olup, davalılar için çok sayıda sigorta poliçesi düzenlemesine karşın davalıların prim borçlarını ödemediğini, prim borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava konusu alacağın müvekkili M. M. tarafından S. B.'ya temlik edildiğini belirterek davaya temellük eden adına devam edeceklerini bildirmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyetli olması nedeniyle alacağın % 40 ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı M. M.'ın davayı sigorta şirketi adına değil kendi adına açtığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı lehine alacağın % 40 ı oranında kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı sigorta acentesi tarafından düzenlenen sigorta poliçesi primlerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalılar adına çok sayıda sigorta poliçesi düzenlediğini, prim borcunu ödememeleri nedeniyle davalılar hakkında başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, davacı vekili tarafından dava konusunun davacı M. M. tarafından S. B.'ya temlik edildiği bildirilmesine ve davaya konu icra dosyaları içinde davacı M. M. ile S. B. arasında düzenlenen temlik beyanları bulunmasına karşın, değinilen husus dikkate alınmaksızın, mahkemece davacı M. M. yönünden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan davacı vekili tarafından, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkili davacı tarafından sigorta prim bedellerinin sigorta şirketine ödendiği bildirilmesine karşın mahkemece bu hususun araştırılmaması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy