(1086 S. K. m. 275) (6100 S. K. m. 282) (6762 S. K. m. 1263)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/02/2010 tarih ve 2008/1288-2010/121 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. O. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı bulunan müvekkiline ait işyerinde elektrik kontağına bağlı olarak yangın çıktığını, davalı sigorta şirketinin, yangın sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olduğu gerekçesiyle ödeme taleplerini 19.09.2008 tarihli yazısı ile reddettiğini, oysa poliçede böyle bir madde yer almadığını ileri sürerek, 3.762,04 TL'nin 19.09.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın alevli bir yangın olmadığı, kavrulma olduğu, kavrulmanın da ani voltaj düşümü ya da aşırı gerilim indüklenmesi sonucu gerçekleştiği kanaatine varıldığını, sigorta poliçesinde elektronik cihaz teminatı olmadığından hasarın sigorta kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen zararın elektrik panosundaki gerilimden dolayı bazı aksamın aşırı ısınması ve kavrularak iş görmez hale gelmesi sonucu doğduğu, bu kavrulmanın ve aşırı ısınmanın bir ileri aşamasının elektrik aksamının bağlı olduğu pano ve diğer elemanların da aşırı derecede ısınması, bu ısınmanın alevli yangına dönüşerek tüm yapıya sirayet etmesi olduğu, başka bir deyişle meydana gelen zararın aslında yangının ilk başlangıç safhasında olduğu, aşırı ısınmanın diğer elemanlara ve yapıya sirayet eden büyük bir yangına dönüşmemiş olmasının olayın yangın kapsamı dışına alınmasını gerektirmeyeceği, birçok yangının elektrik kontağından ya da elektrikli elemanların aşırı ısınmasından kaynaklandığı, davacının zararını da ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere uyuşmazlık esas itibariyle hasarın kavrulma sonucu mu yoksa yangın neticesinde mi meydana geldiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, bu husus nazara alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmiş ve elektrik mühendisi bilirkişi, hasarın kavrulmadan kaynaklandığını bildirmiştir. Her ne kadar karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK. nun 275 vd. maddelerinde hâkimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığı belirtilmiş ise de, bu hâkimin raporu serbestçe takdir edebileceği anlamındadır. Aksine, özel ve teknik bilgiyi gerekli kılan bir hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidildikten sonra, hâkimin raporun aksine karar vermesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece aralarında sigorta konusunda uzman meslekten bir bilirkişiyle elektrik mühendisinin yer aldığı bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken bu hususlar nazara alınmadan yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy