(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2011 gününde davacı vekili geldi, davalı vekili davetiye tebliğine rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf vekili dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı tarafça 59.504.89 TL. bedelli bono dayanak yapılarak davacı aleyhine 30.929.68 TL. alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının, müvekkili şirketin yönetim kurulunda iken şirketi borçlandırdığını, gerçekte olmayan bir alacağa istinaden dava konusu bononun düzenlendiğini, davacının davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek, Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/6582 E. Sayılı takip dosyasına konu bono ile ilgili davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin işletmesi olan Ö... Hastanesi'nde davalının mesul müdür, başhekim ve doktor olarak çalıştığını, ayrıca şirketin kurucu ortaklarından biri olduğunu, çeşitli zamanlarda şirketin borcuna kefil olması nedeniyle ödemeler yaptıklarını, davacı şirketten davalıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ilişki bulunduğu, bu sözleşmeden kaynaklı alacaklarında dikkate alınması gerektiği, bu tür davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçeleri ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi iken şirketin borçlarını ödediğinden bahisle davacı şirketin davalı lehine keşide ettiği bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup şirketin eski ortağı ve yöneticisine karşı açtığı bu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğundan, hizmet ilişkisinden doğduğundan bahisle iş mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi uygun olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy