(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.9.2009 tarih ve 2008/109-2009/762 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının cirosuyla müvekkilinin hamili olduğu çeki üzerindeki keşideci imzasının sahte olduğunun ortaya çıktığını, söz konusu çekin keşidecisinin davalının babası olduğunu, yapılan takiplerin karşılıksız kaldığını, cironun davalıyı borçlu kıldığını, imzanın sahteliğinin onun borcunu ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek, 8.000 TL'nin 20.3.2001 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının yaptığı takibin, itiraz sonucu çekin kambiyo vasfının bulunmaması sebebiyle iptal edildiğini, 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiğini, talebin keşideci mirasçıları aleyhine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, temel ilişkiye dayalı olarak açılan alacak davasında kanıt yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının dayandığı zamanaşımına uğramış çekin lehine yazılı delil başlangıcı oluşturduğu, bu durumda temel ilişkinin varlığının yazılı delil dışında başkaca delillerle de kanıtlayabileceği, tanık beyanlarının davacının iddialarını doğruladığı, ayrıca Ergani İcra Müdürlüğü'nün 2001/63 Sayılı dosyasının da bu iddiaları teyit ettiği, bu kapsamda taraflar arasında yem alışverişi olduğu ve davalının bu alışveriş sebebiyle davacıya bakiye 8.000 TL borcunun kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 28.2.2002 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK'nun 409/1 inci maddesinde, oturuma çağrılmış tarafların gelmemeleri ya da gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri halinde dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin son fıkrasında ise işlemden kaldırılmış ve sonradan yenilenmiş olan davanın ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. O halde, bir davanın iki defadan fazla takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekli olup yasadaki açık hüküm gereği mahkemece bu husus resen gözetilmelidir.
Somut olayda, dosyanın, taraflarca takip edilmemesi sebebiyle 1.10.2003, 9.3.2004 ve 9.9.2008 tarihlerinde işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava, iki defadan fazla takipsiz bırakıldığına göre mahkemece bu hususun resen gözetilerek yukarda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy