(2004 S. K. m. 265)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.8.2010 tarih ve 2010/80-2010/80 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 8.3.2011 gününde tebligata rağmen tarafların vekilleri duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, müvekkilleri aleyhine karşı tarafça arka yüzünde teminat senedi olduğu belirtilen bir bonoya dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, bu senede dayalı olarak yargılama yapılmaksızın ihtiyati haciz talebinde bulunulamayacağını, ayrıca senedin müvekkili şirketi temsilen ortakları tarafından imzalandığını, müvekkili gerçek kişilerin senet üzerinde sadece birer imzalarının bulunduğunu, borçlunun sadece müvekkili şirket olduğunu ileri sürerek, müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf vekili, muterizlerin bildirdiği sebeplerin İ.İ.K.nun 265. maddesinde tahdidi olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığını, keşide tarihinde senedi imzalayanlardan N.'ın münferiden muteriz şirketi temsile yetkili bulunduğundan diğer imzaların şahsen sorumluluk doğuracağını, bononun mücerret borç ikrarını ihtiva ettiğini ve teminat senedi ifadesinin tek başına bononun bu niteliğini etkilemeyeceğini savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, İ.İ.K.nun 265. maddesinde tahdidi olarak sayılan haller dışında ihtiyati haciz kararına itiraz edilemeyeceği, somut olaydaki itiraz sebeplerinin de işin esasına yönelik olduğu ve icra tetkik merciinde değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bir senedin teminat senedi olmasının o senede dayanılarak ihtiyati haciz talep edilmesine engel teşkil etmeyeceğine, yine dosyaya sunulan anasözleşmeye ve imza sirkülerine göre itiraz konusu bononun 20.3.2010 keşide tarihi itibariyle muteriz O. Ltd. Şti.'ni diğer muteriz N.'ın münferiden temsile yetkili bulunmasına, dolayısıyla itiraz konusu bononun muteriz O... Ltd. Şti.'ni temsilen N. tarafından ve ayrıca kendi ad ve hesaplarına muterizler H. ile A. O. tarafından imzalandığının kabulünün gerekmesine, bu durum karşısında mahkemece anılan muterizlerin itirazlarının reddedilmesinde bir usulsüzlüğün bulunmamasına göre, muterizler vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece O... Ltd. Şti.., H. ve A. O.'ın itirazlarının reddine dair tesis edilen kararın onanması gerekmiştir.
2-) Muterizler vekili, diğer itirazlarının yanında ihtiyati haciz kararının dayandığı bononun keşidecisinin imzası niteliğini haiz üç adet imza taşıdığını, oysa müvekkillerinin dört kişi olduğunu, dolayısıyla tüm müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bu itiraz, İ.İ.K.'nun 265. maddesinde belirtilen "ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz" kapsamında bir itiraz olup, dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, gerçekten de muteriz O... Ltd. Şti..'ni 20.3.2010 keşide tarihi itibariyle muteriz N. 'ın münferiden temsile yetkili olduğu, bonoda da keşideci sıfatıyla H., A. O., N. isimleri ile O... Ltd. Şti.. kaşesinin ve üç adet imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan imzaların H., A. O. ve O... Ltd. Şti..'ni temsilen N.'a ait olduğunun, diğer bir deyişle N. tarafından atılan imzanın kendisi adına değil, şirket adına atıldığının kabulü gereklidir. O halde mahkemece muteriz N. tarafından bononun O... Ltd. Şti..'ni temsilen imzalandığı ve anılan imzanın N.'ı şahsen sorumlu kılmayacağı kabul edilerek, N.'ın itirazının kabulüyle ihtiyati haciz kararının muteriz N. yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece muterizler O... Ltd. Şti.., Haydar ve A. O.'ın itirazlarının reddine dair tesis edilen kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün muteriz N. yararına BOZULMASİNA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz eden ihtiyati hacze itiraz edenlere iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden O... Özel Sağlık Hiz. Ltd. Şti.'den alınmasına, 08.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy