(6762 S. K. m. 34, 537)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.6.2010 tarih ve 2009/336-2010/384 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30.10.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklamayla anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili davacının dava dışı Ş... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin % 51 hisseye sahip ortağı olduğunu ve ortaklar kurulunun 26.2.2009 tarih, 94 Sayılı kararı ile ana sözleşmenin 11. ve T.T.K.nun 537. maddesi hükümlerine göre şirket ortaklarından % 16 pay sahibi Z. Ş. ile % 33 pay sahibi C. Ş.'nun müdürlükten azline ve şirket ana sözleşmesiyle müdür olan % 51 pay sahibi S. Ş.'nun müdürlük yetkisinin 26.2.2009'dan itibaren 15 yıl daha uzatılmasına, şirket merkezinin İncesu Cad. N: ... olarak değiştirilmesine dair karar aldığını, görevden alınan müdürlerin almış oldukları kararlar ve uygulamalarla ilgili olarak diğer müdür ve büyük hissedar davacıya öngörüldüğü şekilde haber vermediklerini, şirketi borçlandırdıklarını, şirket geleceğini risk altına soktuklarını, yüklenilen işlerin tamamlanamaz hale gelmelerine neden olduklarını, davacı şirketle haksız rekabet ettiklerini, davacı aleyhine gereksiz yere davalar açtıklarını, şirketi iştigal konusuyla ilgili faaliyet yapamaz hale getirdiklerini esas sözleşmenin 17. maddesine göre her ortağın oy hakkının sermayeye göre hesaplanacağını, her 1.000,00 TL'nin bir oy hakkı olduğunu, bir ortağın bütün ortakların sahip olduğu pay sayısının 1/3'ünden fazlasına sahip olamayacağının belirtildiği hükmün geçmişte T.T.K.nun 537/1' de yer aldığını, ancak 1995 yılında 559 Sayılı KHK'nin 12. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığını, bu sebeple anılan ortaklar kurulu kararının yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, söz konusu kararın tescili için davalı Ticaret Sicil Memurluğu'na yapılan başvuru sonucunda T.T.K.nun 34/4. maddesi uyarınca geçici olarak tesciline karar verildiğini ileri sürerek, kesin tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar C. ve Z. Ş. vekili, müvekkillerinin 2.12.1999 tarih ve 47 numaralı ortaklar kurulu kararı ile 10 yıl süreyle müdür olarak atandıklarını, davaya konu işlem öncesi müvekkillerinin müdürlükten azline ve davacının esi F. Ş.'nun şirkete hissedar gösterilmesine dair işlemlerin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/378-2009/79 Sayılı kararı ile yok hükmünde sayıldığını: davaya konu ortaklar kurulu kararının gündeminde belirtilmemiş olmasına rağmen müvekkillerinin müdürlükten azledildiğini, önerilere müvekkillerinin muhalefet ettiğini, esas sözleşmenin 17. maddesine göre bir ortağın tek başına karar alamayacağının ve ortaklar kurulunda vekil temsil olunamayacağını, geçici tescil ve ilana dair alınan kararın hatalı olduğunu, tescil talebinin reddedilmesi gerektiğini, 94 numaralı kararın yok hükmünde olduğunu, gerekli nisaplara uyulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, şirket müdürünün değiştirilebilmesi için gerekli oy çoğunluğunun sağlanabilmesi için, pay sahiplerinin oy haklarını düzenleyen özel hüküm niteliğinde olan 17. maddesinde yer alan şartların da yerine getirilmesinin gerektiği, esas sözleşmenin 17. maddesinin bir ortak bütün ortakların sahip olduğu oy sayısının 1/3 ünden fazlasına sahip olamaz hükmünü haiz olduğu, sözleşmenin 17. maddesinin geçerliliğini devam ettirdiği, davacının şirket sermayesinin % 51'ine sahip olduğu, şirket müdürünün değiştirilmesini düzenleyen sözleşmenin 11. maddesinde yer alan karar nisabının genel kurul kararında mevcut olduğu, ancak 17. maddesinde yer alan ortakların oy haklarına dair hükme uygun karar alınmadığı, davacının oyların tamamının 1/3 oranında oy kullanabileceği, bu oranın ise karar almak için yeterli olmadığı, bu sebeple davaya konu genel kurul kararlarının hukuka aykırı olduğu, ayrıca toplantı nisabının da sağlanamadığı, bu sebeple kararın ticaret siciline tescil isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy