(2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19/11/2009 tarih ve 2009/46-2009/1428 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince su baskını teminatı içerir sigorta poliçesiyle sigortalanan konutta meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşma nedeninin üst kattaki davalı konutunun ısıtma tesisatından su sızması olduğunu, 2.196,00 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tesisatını hiçbir zaman arızalanmadığını ve sigorta şirketinin gerçekleşmeyen bir olay nedeniyle sigortalısına gereksiz ödeme yaptığını, davacıdan kötüniyet tazminatının tahsilinin gerektiğini savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve davalı tanık anlatımlarına göre davalı konutunda su sızıntısı olayının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve %40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece dinlenen tanık beyanlarına dayalı olarak rizikonun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf davaya konu sigortalı konuta davalıya ait üst kattan su sızdığının delili olarak ekspertiz raporuna ve olay yeri fotoğraflarının suretlerine dayanarak bu delillerini dosyaya ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa dosyada bulunan fotoğrafların asıllarını ibraz etmesi için usule uygun kesin süre verilerek mahallinde keşif icrasıyla inşaat ve sigorta hukuku alanlarından seçilecek uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulundan bu fotoğrafları ve ekspertiz raporunu değerlendiren denetime elverişli rapor alınması, davaya konu hasara neden olduğu ileri sürülen su sızmasının gerçekte oluşup oluşmadığının ve varsa hasarın nedeninin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Ayrıca, İİK. 67/2 nci madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı alacaklının, takibe geçmede ve itirazın iptali davasını açıp yürütmekte kötüniyetli olduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır.
Somut olayda, davacı, bağımsız eksper raporuna göre sigortalısına ödeme yapmış ve davalıya rücu için işbu davayı açmıştır. Bağımsız eksper raporu uyarınca alacak talebinde bulunan davacı sigorta şirketinin ne şekilde kötüniyetli olduğunun izahı yapılmadan yazılı şekilde kötüniyet tazminatına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy