(1086 S. K. m. 74, 284) (2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2010 tarih ve 2009/229-2010/482 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.9.2011 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi M. L. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Bankanın Malatya Merkez Şubesi ile 26.1.2006 tarihinde yapmış olduğu kredi sözleşmesine istinaden 0103294 hesap numaralı 450.000,00 TL kredi riskli BTS kredi hesabını açtırdığını, bu hesapta kullanılan 450.000,00 TL kredi riskini de 8.9.2007 tarihinde fiilen yatırarak bu hesabın kapatıldığını, böylece bu kredi hesabından dolayı müvekkilinin davalı bankaya her hangi bir borcunun kalmadığını, bu hesaba dair hesap ekstresiyle müvekkili şirkete verilen hesapla ilgili hesap cüzdanının da bunu doğruladığını, ne var ki davalı bankanın müvekkili adına re'sen 847075.22.1 numaralı hesabı 0103294 numaralı hesabın devamı olarak açtığını ve sözde bu hesaba 450.000,00 TL kredi riskinin tahsili için Malatya Merkez Şubesi'nde 0103294 numaralı BTS kredi hesabından dolayı ipoteğinde bulunan müvekkili şirkete ait taşınmazı 475.000,00 TL'ye sattırarak bu satıştan kredi riskinin 435.950,38 TL'sini 25.8.2008 tarihli dekontlarla haksız ve yersiz olarak tahsil ettiğini, davalı bankayla şubesine ihtarlar çekilerek re'sen açılan 874075.22.1 numaralı hesabın ne amaçla kimin tarafından hangi kredi sözleşmesiyle, hangi şirket temsilcisinin imzasıyla açıldığı, bankanın gerçek veya hükmü şahsiyetler adına re'sen kredi hesabı açmaya yetkisinin bulunup bulunmadığı, varsa hangi yasaya göre, bu hesapta kullanılan 450.000,00 TL tutarındaki kredi riskinin kim tarafından, ne maksatla, hangi evraka istinaden kullanıldığı, kapatılan 0103294 numaralı hesabın 8.9.2007 tarihi itibariyle kapatılıp aynı tarih itibariyle 9470175.22.1 numaralı hesap açıldığına göre bu açılan hesabın sebep açılış tarihi itibariyle hareket görmeyip de kapanan 0103294 numaralı hesabın hareket gördüğü, aynı amaçla kullanmak üzere 0103294 numaralı hesap var iken 8470175.22.1 numaralı hesaba sebep gerek duyulduğu ve sebep şirketin bu konuyla ilgili bilgilendirilmediği hususlarının cevaplandırılması istendiğini, ancak davalı bankayla şubesi noter ihtarlarıyla sorulan soruları cevaplamadan 23.10.2008 tarih ve 23934 yevmiye numaralı ihtar ve genel müdürlüklerinin 15.1.2009 tarih ve 380 sıra sayılı yazılarıyla ihtarlara cevap verildiğini, müvekkili şirketin davalı bankanın re'sen açtığı 8740175.22.1 numaralı hesabına yatırdığı yersiz 435.950,38 TL. tahsilattan sözde kredi borcunu kapatmak üzere Malatya Merkez Şubesinde ipotekli taşınmazın emsal bedelinin 325.000,00 TL altında bir bedelle satışından dolayı 325.000,00 TL zararlarıyla belirtilen sebeplerle müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen paralardan dolayı müvekkili şirketin davalıdan 760.950,38 TL alacaklı olduğunu, davalı bankanın ise müvekkili şirket adına olan 1702286 numaralı hesaptan müvekkili şirkete kullandırdığı krediden dolayı müvekkili şirketten 233.953,91 TL alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin 760.950,38 TL alacağından davalı bankanın 1702286 numaralı hesaptan dolayı 233.953,91 TL alacağı tenzil edildiğinde müvekkili şirketin kalan alacağının 526.996,47 TL olduğunu ileri sürerek, şimdilik 526.996,47 TL'nin ihtarın tebliği tarihi olan 21.10.2008 tarihinden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka müşterisi olan davacıya 103294 numaralı hesap ile 450.000,00 TL BTS kredisi kullandırıldığını, bu kredinin amacının güvence altına alınması gereken ticari işlerde kolaylık sağladığını, aksi takdirde banka müşterinin banka teminat mektubu temin etmek suretiyle ticari işlerini garanti etmesi gerekeceğini, oysa BTS kredisiyle firmalar bir başka firmayla yaptığı ve/veya yapacağı ticari işi garanti ettiğini, somut olayda ise davacının P.... firmasının Malatya bayiliğini üstlendiğini, P.... firmasının bayisi olan davacının iş bu firmaya vermesi gerekli olan 450.000,00 TL'lik teminatı müvekkili bankanın tahsis ettiği BTS kredisiyle karşıladığını, P.... firmasının BTS kredisi açacaksın yönünde şartı bulunduğundan davacının mecburen bu krediyi almak zorunda kaldığını, P.... firmasının verdiği ürün karşılığında davacıyla muhatap olmadığını, direkt müvekkili bankadan alacağını temin ettiğini, müvekkili bankanın ise kredi kullandırdığı için davacının hesabına para olsun veya olmasın P.... firmasının istediği parayı ödemek zorunda olduğunu, yani P.... firmasının BTS kredisiyle kendisini güvence altına aldığını, müvekkili bankanın davacıya tahsis ettiği 103294 numaralı hesap gerek davacının kullandığı BTS kredisi hesabı ve gerekse de davacının cari hesabının kullanıldığı ortak hesap olduğunu, cari hesapla davacı diğer bankacılık işlemlerini yaptığını, dolayısıyla 103294 numaralı hesabın ortak kullanılan bir hesap olduğunu, davacı BTS kredisi kullanmış olup P
firması peyder pey bu hesaptan alacağını aldığını, ayrıca bu hesapta diğer cari hesapların da yürüdüğü için hesapların tutulması banka açısından sadeleşmesinin zaruri hale geldiğini, 103294 numaralı hesapta ortak olarak yürüyen BTS kredisi ve cari hesap işlemlerinin ayrılması gerekliliği zaruretinin ortaya çıktığını, nitekim müvekkili bankanın Malatya Şubesi tarafından BTS kredisi için 847075.22.1 numaralı hesabın açıldığını, davacının fiilen ödeme iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının, müvekkili bankaya kullandığı kredinin teminatı olarak ipotek verdiğini, kredinin zamanında ödenmeyeceği ve temerrüde düşeceğini anlayan davacının müvekkilinin ipoteği paraya çevirmeden önce lokal bir çözüm bulduğunu, taşınmazı üçüncü kişiye sattığını, bu satış bedelini ise müvekkili bankadan kullandığı BTS kredisine karşılık ödediğini, öncelikle ilgili ipoteğin bulunduğu taşınmazın müvekkilinin mülkü olmadığını, taşınmazı satma, bağışlama, irtifak hakkı tesisi etme gibi hukuki işlemleri müvekkilinin yapamayacağını, bu hukuki işlemlerin davacının kendisine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı firmanın kredi kullanmak üzere davalı bankada hesap açtırdığı, krediye dair 0103294 numaralı hesabın davalı banka tarafından iç genelge gereğince virman edilmek suretiyle 847075.11.1 numaralı hesaba aktarıldığı iddia edilmişse de davalı yan banka olup işlemlerinde basiretli iş adamı gibi davranması gerektiği, hesap kapatma ve aktarma işlemlerinin müşterinin imzasını içeren ya da rızasını gösteren yazılı belgeyle ispatlaması, işlemini buna göre düzenlemesi gerektiği, tek taraflı yapılan işlemin karşı taraf için bağlayıcı olmasının mümkün olmadığı, her iki hesap hareketleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, alacak ve borçlarının dökümü yapıldığında davalı kayıtlarında dahi davacının 567.822,29 TL alacaklı göründüğü, davalı bankanın kendi kayıtlarının aksine, ispatlanamayan beyanlarının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi sözleşmesine dayalı istirdat istemine dair olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere 26.1.2006 tarihli kredi sözleşmesine istinaden davacı adına 0103294 hesap numaralı 450.000,00 TL kredi riskli BTS kredi hesabı açıldığı, davalı bankanın davacı adına re'sen 847075.22.1 numaralı hesabı 0103294 numaralı hesabın devamı olarak açtığı, 2. hesabın kredi riskinin tahsili için 0103294 numaralı BTS kredi hesabından dolayı davalının ipoteğinde bulunan davacı şirkete ait taşınmazın 475.000,00 TL'ye satıldığı, davalı bankanın bu satıştan kredi riskinin 435.950,38 TL'sini 25.8.2008 tarihinde tahsil ettiği dosya kapsamıyla sabittir. Davalı vekili, bankanın davacıya tahsis ettiği 103294 numaralı hesabın ortak hesap olduğunu, 103294 numaralı hesapta ortak olarak yürüyen BTS kredisi ve cari hesap işlemlerinin ayrılması gerekliliğinin ortaya çıktığını, bankanın Malatya Şubesi tarafından BTS kredisi için 847075.22.1 numaralı hesabın açıldığını, davacının fiilen ödeme iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu savunmuş olup, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, ilk hesabın kapanmasıyla ilgili davacı tarafından yapılan fiili bir ödemenin bulunup bulunmadığı, diğer bir deyişle davalı bankanın sistem alt yapı değişikliği sebebiyle 450.000-Ytl.lik kredi alacağının davacının yeni açılan kredi hesabına aktarılıp aktarılmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davalı savunmalarını incelemeyen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor benimsenip hükme dayanak yapılmış ve yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafından fiili bir ödemenin yapılmadığı hususu başta olmak üzere, bankanın hesap kapatma ve virman yapma yetkisi dahil davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı sonuca etkili, ciddi ve esaslı itiraz noktaları içeren 16.7.2010 tarihli dilekçeyle itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu itiraz dilekçesi üzerinde hiç durulmamış, itiraz noktaları denetime elverişli bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiş ve itiraz noktalarını karşılayan ek rapor alınması yoluna da gidilmemiştir.
O halde, mahkemece, yukarda yapılan açıklamalar doğrultusunda, içinde banka hukukçularının bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan, davalı kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, ilgili hesapların açılışından başlayarak kullandırılan krediler ve yapılan ödemeleri de açıkça belirleyen, davalı vekilinin itirazları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan yönlerden çekişmeyi gidermeye yeterli olmayan bilirkişi kurulundan alınan rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı bankanın re'sen açtığı 8740175.22.1 numaralı hesabına yatırdığı 435.950,38 TL ile kredi borcu kapatılmak üzere ipotekli taşınmazın emsal bedelinin 325.000,00 TL altında bir bedelle satışından dolayı 325.000,00 TL zararları bulunduğu, bu sebeplerle haksız olarak tahsil edilen paralardan dolayı davacının davalıdan 760.950,38 TL alacaklı olduğu, davalı bankanın ise davacı şirket adına olan 1702286 numaralı hesaptan davacı şirkete kullandırdığı krediden dolayı davacı şirketten 233.953,91 TL alacaklı bulunduğu, davacının 760.950,38 TL alacağından davalı bankanın 1702286 numaralı hesaptan dolayı 233.953,91 TL alacağı tenzil edildiğinde davacı alacağının 526.996,47 TL olduğu ileri sürülmüş olmasına, bilirkişi kurulunca ipotekli taşınmazın değerine dair hiç bir incelemenin yapılmamasına ve esasen belirlenen miktarın ipotekli taşınmazın satışından dolayı talep edilen miktarın dışındaki meblağ olmasına, mahkemece, ipotekli taşınmazın düşük bedelle satımı konusundaki iddiayla ilgili olarak hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmamasına rağmen H.U.M.K.nun 74. maddesine aykırı şekilde doğrudan yazılı miktara hükmedilmesi de kabul şekli bakımından da doğru görülmemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin faiz başlangıcına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, faiz başlangıcına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy