(818 S. K. m. 58) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.4.2009 tarih ve 2008/2446-2009/787 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından iş yeri sigorta poliçesiyle sigortalı adreste davalı kurumun sorumluluğunda ana atık su tesisatının arızalı olması sebebiyle bodrum kattaki su giderlerinin tepmesi sonucu bodrum katta istifli eşyaların zarar gördüğünü, hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının atık suyun geri gelmesini engelleyecek tedbirleri almadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, zararın meydana gelmesinde davalının kusurunun olmadığı, bilirkişi raporuna göre illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, T.T.K.nun 1301. maddesi gereğince açılan rücuen tazminat davası olup, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait ana atık su giderinin geri tepmesi sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan 5.7.2008 tarihli ekspertiz raporunda hasarın aski'ye ait temiz su rögarının tıkanması sebebiyle işyerinin atık su giderinden suların geri tepmesiyle meydana geldiği belirtilmiştir.
B.K.'nun 58. maddesi bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya 3. bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir. Ancak; imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait temiz su rögarı da madde de açıklanan imal olunan şey kavramına dahil olup, davalı rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle hasarın hangi sebeple meydana geldiği, daha doğru bir deyişle hasarın aski'ye ait borulardaki hatadan mı kaynaklandığı belirlenip, şayet bu sebeple meydana gelmiş ise davalının B.K.nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken davalının kusur sorumlusu gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 19.99.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy