(5846 S. K. m. 8, 80) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2006/521-2010/100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin mirasçısı oldukları K.S.'ın icracı sanatçı sıfatıyla oynadığı Düttürü Dünya ve Yoksul isimli sinema eserlerinin salt sinemada gösterime ilişkin haklarının davalı yapımcıya devredildiğini, buna rağmen söz konusu eserlerin izinsiz olarak televizyon kanallarına satıldığını, bu eserlerin televizyonlarda yayınlanmasının müvekkillerinin maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini, davalının haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, 15.000 TL manevi, 2.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, oyuncu K.S. ile müvekkili arasında yapılan sözlü anlaşma uyarınca söz konusu filmlerin tüm haklarının yapımcı olarak müvekkiline devredildiğini, filmlerin yayınlanması hakkı münhasıran müvekkiline ait olduğundan, müvekkilinin bu filmleri televizyonlara vererek ticari kazanç sağlamasının doğal bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu filmlerin 1985 ve 1988 yıllarında çekildiği, o tarihte yürürlükte olan 5846 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca sinema eserinin sahibinin onu imal ettiren yapımcı olduğu, bütün hakların da yapımcıya ait bulunduğu, dolayısıyla o tarihte davacılar murisinin oyunculuğundan dolayı FSEK kapsamında korunan haklarının bulunmadığı, ancak 4630 sayılı Kanun'la, yapımcının bir film üzerindeki hakları kullanmasının icracı sanatçının iznini almasına bağlı kılındığı, dava konusu filmin yapım yılından sonra yürürlüğe giren 80. madde hükümleri ile filmde rol alan icracı sanatçılara eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar tanındığı, ayrıca gerek ek madde ve gerekse geçici maddelerde sinema eserlerinin hak sahipliği dışındaki hükümlerin zaman sınırlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 80/1-A(1) fıkrasına göre icracı sanatçıların manevi hakları, icralarının sahibi olarak tanıtılmak ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesinin ve bozulmasının önlenmesini talep etmektir. Somut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin temsili esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy