(6762 S. K. m. 784, 785)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.10.2009 tarih ve 2008/119-2009/170 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Vedat Yalçın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; Gaziantep'te faaliyet gösteren bir firmaya sattıkları 16 ton işlenmiş teneke levhanın taşınması konusunda davalıyla anlaştıklarını, davalının 14.2.2008 tarihinde taşıma senedi düzenleyerek yükü teslim aldığını, ancak yükün alıcı firmaya teslim edilmediğini, araçtan ve şoföründen haber alınamadığını, istenmesine rağmen davalının yük bedelini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla (28.000) TL eşya bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin tır parkı işlettiğini ve nakliye komisyonculuğu yaptığını, davacının müvekkilinden Gaziantep'e parça yük taşıyan araç olup olmadığını sorduğunu, tır parkında yapılan araştırmada Gaziantep'e parça yük götüren bir kamyon tespit edildiğini, kamyoncudan alınan taşıma bedeli teklifinin davacıya iletildiğini, davacının kabulü üzerine sırf davacıya yardımcı olmak amacıyla taşıma senedi düzenlenip aracın gönderildiğini, davacıyla müvekkili arasında doğrudan bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin bu işten herhangi bir ücret, komisyon vs. almadığını, taşıma senedinin hiçbir yerinde müvekkilinin sorumlu olacağına dair bir ifade olmadığını, yükün kaybolmasından araç şoförünün sorumlu olduğunu, öte yandan davacının ne kadar eşya yüklediğini yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiğini, tek taraflı olarak belirlenen yük bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; nakliyat komisyoncusu olan davalının, davacının uğradığı zarardan T.T.K.nu 784. maddesi uyarınca kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, mesleği nakliye komisyonculuğu olan davalının tüm nakliye işlerini ücretsiz yaptığının kabul edilemeyeceği, davalının komisyon ücretinin navlun bedeline yansıtılarak alıcı firmaya yüklendiği, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak davalı taşınan eşyanın miktarına ve bedeline itiraz ettiğine ve T.T.K.nun 785. maddesi uyarınca taşıma senedine geçirilmiş bir değer bulunmadığına göre; mahkemece aralarında taşınan eşya konusunda bilgi sahibi bulunan sektörden bir bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan eşyanın varma yerindeki değerinin ne olduğu hususunda rapor alınmak ve neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yükleme tarihinden daha önceki bir tarihi taşıyan 11.2.2008 tarihli fatura bilgileri de esas alınarak tazminat hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy