(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.12.2009 tarih ve 2009/176-2009/392 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı M. Ö.'e ait aracın sebep olduğu kazada Z. D.'nun öldüğünü, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığından müvekkilince ölenin hak sahiplerine 18.244,00 tl destekten yoksunluk tazminatı ödendiğini, bu miktarın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. vekili, müvekkilinin her ne kadar trafik kaydından malik görünüyor ise de aracı kazadan önce haricen sattığını, aracı işletenin dava dışı Fazlı A. olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 12.2.2004 kaza tarihinde M. Ö. adına tescilli aracın malikinin ve işleteninin davalı olduğu, davacının rücuen tazminat alacağının 18.153,67-TL işlemiş faizin de 90,33-TL olup, takip talebine uygun bulunduğu, davalı borçlunun takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Haksız eylemden kaynaklanan alacağın likit alacak olduğundan söz edilemez. Buna göre davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmaması gerekirken mahkemece hüküm fıkrasının 3. bendinde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy