(1086 S. K. m. 17, 22)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2009 tarih ve 2009/336-2009/718 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Tekirdağ Garanti Bankası şubesinde minibank hesabının bulunduğunu, vefat eden babası G. A.'nın bankaya olan borçları sebebiyle bu hesapta bulunan tutarın banka tarafından kredi borçlarına aktarıldığını, müvekkilinin bu transfere izninin bulunmadığını ileri sürerek, hesapta bulunan tutarın tespiti ile, aktarılma tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka adresinin İstanbul olduğunu ve sözleşmede İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını savunarak, davanın yetki yönünden reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki Bankacılık Hizmet Sözleşmesinin 14.9. Birikimli Mevduat hesabı Sözleşmesinin 7. maddeleri gereği ihtilaf halinde yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olacağı belirtildiği gerekçesiyle yetki itirazının kabulüyle yetkisizliğe, talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı bankanın Tekirdağ şubesinde açılan banka hesabıyla ilgilidir. H.U.M.K.nun 22. maddesi hükmü gereği taraflar kamu düzenine dair olmadığı hallerde yetkisiz olan bir mahkemeyi yetki sözleşmesiyle yetkili kılabilirler. Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ve Birikimli Mevduat sözleşmesinde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu kararlaştırılmış ise de yetki sözleşmesiyle yasal olarak yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisi kaldırılamaz. H.U.M.K.nun 17. maddesine göre şubenin muamelesinden dolayı o şubenin bulunduğu mahalde dava açılabilecektir. Dava da bankacılık işlemlerinin yapıldığı şubenin bulunduğu yer mahkemesinde açılmıştır. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy