(2004 S. K. m. 257)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2009/1297-2009/1297 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. G. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin 10.10.2009 keşide tarihli 10.000,00 YTL bedelli çekten dolayı alacaklı olduğunu, çekin bankaya ibrazında karşılığı olmadığını, çek bedelinin ödenmediğini, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çek, delil mahiyetindeki diğer belgeler ve evrak kapsamına göre talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gereken şartlar İIK'nun 257 nci maddesinde düzenlenmiş olup, ibrazdan sonra çekin ciro ile devredilmesi, çekin unsurlarını etkilemeyip defiler yönünden borçluya hak kazandırır. Bu nedenle, kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılmasında yasal bir engel bulunmamaktadır. (Bakınız, Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 3. Baskı, syf.184). Çekin ibrazından sonra ciro edilmiş olması, senedin çek vasfını kaybetmesine sebep olmaz, ancak böyle bir ciro, alacağın temliki sonucunu doğurur. Bir cironun bu şekilde alacağın temliki hükümlerini doğurmasının, alacaklının yetkili hamil olmasını engellemeyeceği tabiidir (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Baskı, syf.1151). İhtiyati haciz talep eden Hıdır Albay'ın unsurları tamam olan çeke dayalı hakları kullanabilecek olmasına göre mahkemece bu husus nazara alınmadan sadece talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harem isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy