(1163 S. K. m. 46)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2008 tarih ve 2003/394-2008/124 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı ve eski başkanı olduğunu, 03.05.2003 tarihinde yapılan genel kurulun 4 ncü maddesinde gündem dışına çıkılarak hesap tetkik komisyonunca bilgi verilmesi yerine raporun oylanmasına karar verildiğini, esasen raporun gerçeği yansıtmadığını, komisyonun yetkilerini aşarak incelemelerini 2002 yılı ile sınırlı tutmayıp önceki dönemleri de kapsar şekilde rapor düzenlediklerini, önceki raporun tekrarı olduğunu, bu dönemle ilgili olarak açılan ceza davasında beraat ettiğini, ayrıca 8 nci maddesinde de gündemde bulunmamasına rağmen yönetim ve denetim kuruluna dava açılması yönünde karar alındığını, gündemin ihlal edildiğini ileri sürerek, anılan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının alınan kararlara muhalefet ettiği, davanın bir aylık süre içinde açıldığı, iptali istenilen genel kurul kararlarının gündeme alınmadığı, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 03.05.2003 tarihli genel kurul toplantısında 4 ve 8 numara ile alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Somut olayda iptali talep edilen ve önerge ile sırası değiştirilen genel kurulun 4 ncü maddesiyle hesap tetkik komisyonun raporu tartışılarak oylanmış ve kabul edilmiştir. Ancak, toplantıdan önce ilan edilen genel kurul gündeminde salt Hesap tetkik komisyonu raporu hakkında bilgi verilmesi hususunun yer almasına rağmen raporun tartışmaya açılarak görüşülmesi, kabulü veya reddinin oylanmasına dair bir açıklık bulunmamaktadır, Kooperatifler Kanunu 46/son maddesinde, gündemde olmayan hususların görüşülemeyeceği, ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, ana sözleşme ve iyi niyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususların genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda hesap tetkik komisyonu raporunun görüşülerek bir karara bağlanmasına ilişkin bir gündem maddesi bulunmadığı gibi bu hususun gündeme alınmasına dair bir karar da alınmadığı anlaşılmaktadır. O halde, 4 ncü maddeyle alınan genel kurul kararı gündem dışına çıkılarak alınmış bir karar olduğundan anılan 46 ncı maddede düzenlenen gündemde olmayan hususların görüşülemeyeceği yönündeki yasal hükme aykırı bulunmaktadır. Dolayısıyla iptali yönünde hüküm kurulmasında yanlışlık yoktur. Bu durum karşısında, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, ilan edilen gündemde yönetim ve denetim kurulunun ibralarının görüşülmesi hususu mevcut olup, alınan kararla yönetim ile denetim kurulu üyeleri ibra edilmemiştir. Her ne kadar ibra edilmemeleri halinde haklarında dava açılması yönünde gündemde bir açıklık veya karar yoksa da ibra edilip edilmeyecekleri önceden belli olmadığından ve esasen ibra edilmemeleri halinde haklarında dava açılması yönünde karar alınabileceği doğal bir sonuç olacağından bu hususun karara bağlanmasında bir yanlışlık yoktur. Başka bir gündem maddesi içinde bu kararın alınması da sonuca etkili değildir. O halde, yönetim ve denetim kurulu hakkında dava açılması yönündeki kararın gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle iptali doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekli bakımından da; 8 nci maddede davacının iptalini talep ettiği yönetim ve denetim kurulunun mahkemeye verilmesi yönünde alınan karar dışında borcu olan ortaklardan borcun tahsiline yönelik karar da alınmasına rağmen talep aşılarak bu maddeyle alınan kararların tamamının iptali sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz dene iadesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy