(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/1048-2008/410 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının aidat borçlarını ödememesi üzerine 7600,00.-TL asıl, 604,00.-TL. işlemiş faiz olmak üzere 8.204,00.-TL. nın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının 5.000,00.-TL. borcu olduğundan bahisle kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatın karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacıdan şerefiye bedeli alacağının bulunduğunu, bu para ödenmediği gibi mahsup da edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının takip tarihi itibariyle davacıya 7.155.00.-TL asıl, 170,00.-TL işlemiş faiz borcunun bulunduğu, davalının 5.000,00.-TL. lik bölümü kabul ederek kısmi itirazda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00.-TL asıl, 170,00.-TL işlemiş faiz alacağı yönünden devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ile davalının başlatılan takibin toplam 3.204,00.-TL. lık kısmına haksız itiraz ettiği ileri sürülerek itirazın iptali istenmiştir. Bu durumda, itiraz edilmeyen kısım bakımından takip kesinleşmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.155,00.-TL asıl, 170,00.-TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmek suretiyle, talebin aşılması ve HUMK. nun 74. maddesine aykırı hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, karara esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 8.500,00.-TL şerefiye alacağının davalı kooperatif tarafından davacı borcuna mahsup edildiği belirtilmiştir. Davacının davalı kooperatiften olan şerefiye alacağının aidat borcu hesabı yapılırken mahsup edilip edilmediği duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptaması gerektiğinde bu kararda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Diğer yandan, cevap dilekçesi ile davalının şerefiye bedeli alacağının olduğu ileri sürülerek mahsup talebinde bulunulduğuna göre, bu konuda inceleme ve değerlendirme yapılamaması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy