(4925 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.4.2009 tarih ve 2007/56-2009/124 Sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi ve annesinin, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi tanzim ettiği halk otobüsünde yolcu olarak bulunduğu sırada, durağa yanaşan aracın kapısını açık bırakması sonucu düşerek vefat ettiğini, olay sebebiyle destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, davacı eş A. için 30.000, davacı çocuklar B. ve S. için ayrı ayrı 2.500 TL maddi tazminat talep etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle davacı A. yönünden talebini 46.224,32 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kazaya sebep olan aracın şehir içi taşımacılık yapan halk otobüsü olduğunu, Karayolu Taşıma Kanunu'na göre zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırması ve öncelikle talebin bu sigorta şirketinden tazmin edilmesi, bu sigortadan tazmin edilmemesi durumunda, zorunlu mali sorumluluk sigortasından talepte bulunulabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisinin yolcu olarak bulunduğu araçtan düşerek vefat ettiği, sürücünün % 100 kusurlu olduğu, zararın teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalı taraf savunmasında, kazaya sebep olan otobüsün Karayolu Taşıma Kanunu'na göre zorunlu karayolu mali sorumluluk sigortası yaptırması gerektiğini ve tazminatın öncelikle bu sigortadan tahsil edilmesi gerektiğini belirttiği halde, bu husus incelenmeden yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy