(6102 S. K. m. 54) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2009 tarih ve 2009/117 - 2009/365 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "....." ibaresini 1988 yılında ticaret unvanı, 1991 yılında ise marka olarak, davalının ise aynı ibareyi 2001 yılında ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, tescilde öncelik haklarının bulunduğunu, marka ve unvanlarına iktibas suretiyle tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek, marka ve ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespitini, önlenmesini, davalının ticaret unvanından '.....' ibaresinin sicilden terkinini, aynı ibareyi kullanmaktan menini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın müvekkilinin ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, ticaret unvanının tescilinden itibaren 8 yıllık süre geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, "....." ibaresini markasal olarak kullanmadıklarını, farklı illerde faaliyette bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının "....." ibaresini öncelikli kullanım hakkı olduğu, davacının ticaret unvanına yasaya aykırı şekilde tecavüz edildiği, TTK'nun 54. maddesi gereğince terkin talebinde bulunabileceği, davalının markasal kullanımın olmadığı gerekçesiyle, markaya tecavüze ilişkin talebin reddine, davacının ticaret unvanına tecavüz edildiğinin tespitine, önlenmesine, davalının ticaret unvanından "....." ibaresinin terkinine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava, marka ve ticaret unvanına tecavüz nedeniyle davalıya ait ticaret unvanından "....." ibaresinin terkini istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı taraf ise ticaret unvanını 2001 yılında tescil ettirdiklerini, davanın bu tarihten 8 yıl sonra açıldığını savunmuştur.
Bu itibarla mahkemece, ilk tescil tarihinden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıllık sürenin geçtiği nazara alınarak, bu süre zarfında davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığı, yine bu durumun T.M.K.'nun 2.maddesinde ön görülen iyi niyet hükümleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı hususları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)